BARİŞTEPE HAKKINDA

KÖYÜMÜZDEN  YETİŞENLER

ÜNİVERSİTE OKUYANLAR

RESİMLERİMİZ

YURTDIŞINDA YAŞAYANLAR

  İSTANBULDA YAŞAYANALR

İZMİRDE YAŞAYANLAR

  MİDYAT'TA YAŞAYANLAR

www.selhe.net  SELHE DERNEK

           KÖYDE YAŞAYANLAR

KÖYDE KAÇ SOYADI VAR?

               VEFAT EDENLAR

  ZİYARETÇİ DEFTERİ
  İLETİŞİM'E YAZ
  SELHE ESKİ TARİHİ
  YONETİÇİ YAKKİNDA

SELHE VİDEOLAR

RADRO VE SOHBET

  YAHUDİ OYUNU

YOUTUBE'YE GİRİŞ

MİDYAT GENEL BİLGİ

 Midyat haritasi
 Midyat Tarihi
 Midyat Coğrafi
 Midyat Belediye Başkanları
 Midyat Konaklama
 Midyat Resimleri
 Midyat Telefon Rehberi
 Midyat Gümüş İşletme Sanati
 Midyat Turistik Yerleri
 Midyat Yoresel  Yemekleri
 Midyat Ekonomisi

MARDİN BİLGİLERİ

 Mardin Tarihi
 Mardin ünlüleri
 Mardin yerel basını
 Mardin belediyeler
 Mardin Guvercinleri

MİDYAT  KÖYLERİ

Bardakçı

Bağlarbaşı

Gülveren

Narlı

Yolveren

 Devamı İçin Tıklayınız

Midyat Belediyesi

Belediye Resmi Sitesi

Kaymakamlık Sitesi

Mardin'de Sıcaklık

Mardin Hava Durumu İçin Tıkla

Selhe Her Telden

Kim 1 Milyon İster
Akıl Yarışması

Kandil SMS Mesajları

Hayatın Küçük Sırları

Eski Aylar

Gifler
Msn İfadeleri
Sakın Burayı Tıklamayın

Kürtçe Video

Kürtçe İsimler

Oyunlar

Şarkı Sözleri

Kültür Sanat 

Kürtçe Şiir  

Bilgi Yarışması
Aşk Olcer
Bir oyun
Varmısin Yokmısin
Turkiye Haritasi
Kürtçe komedi videolar
111 dilde seni seviyorum

İSLAMİ LİNKLER

HANIMLARA ÖZEL

Dini Bilgiler

ÖNEMLİ TELEFONLAR

 112 HIZIR ACİL

 155 POLİS

 154 TRAFİK

 156 JANDARMA

Vatandaşlık hizmetleri

Telefon sorgulam

SSK SORGULAMA

Bağkur Sorgulama

Emniyet
Vergi dairesi
Sınav sonuçları
Trafik
Sosyal güvenlik
SSK
Emekli Sandığı
Türk Telekom
Ulaşım
Belediye hizmetleri

Esmail hüsna



"O, yaratan, var eden, sekil veren Allah'tir. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanlar O'nun sanini yüceltmektedirler. O, galiptir, hikmet sahibidir.(Hasr-24)"


ALLAH
(Varligi zorunlu olan ve bütün övgülere layik bulunan zatin özel ve en kapsamli adi)


RAHMÂN
(Bagislayan, esirgeyen)


RAHÎM
(Aciyan, esirgeyen)


MELIK
(Görünen ve görünmeyen alemlerin sahibi)


KUDDÛS
(Her eksiklikten münezzeh)


SELÂM
(Esenlik veren)


MÜ'MIN
(Güven veren, vaadine güvenilen)


MÜHEYMIN
(Kainatin bütün islerini gözetip yöneten)


AZÎZ
(Yenilmeyen yegane galip)


CEBBÂR
(Iradesini her durumda yürüten, yaratilmislarin halini iyilestiren)


MÜTEKEBBIR
(Azamet ve yüceligini izhar eden))


HÂLIK
(Takdirine uygun bir sekilde yaratan)


BÂRI'
(Bir model olmaksizin canlilari yaratan)


MUSAVVIR
(Sekil ve özellik veren)


GAFFÂR
(Daima affeden, tekrarlanan günahlari bagislayan)


KAHHÂR
(Yenilmeyen, yegane galip)


VEHHÂB
(Karsilik beklemeden bol bol veren)


REZZÂK
((Bedenlerin ve ruhlarin gidasini yaratip veren)


FETTÂH
(Iyilik kapilarini açan, hakemlik yapan)


ALÎM
(Hakkiyla bilen)


KÂBID
(Rizki tutan, canlilarin ruhunu alan)


BÂSIT
(Rizki genisleten, ruhlari bedenlerine yayan)


HÂFID
(Alçaltan, zillete düsüren)


RÂFI'
(Yücelten, izzet ve seref veren)


MUIZ
(Yücelten, izzet ve seref veren)


MÜZIL
(Alçaltan, zillet veren)


SEMI'
(Isiten)


BASÎR
(Gören)


HAKEM
(Son hükmü veren)


ADL
(Mutlak adalet sahibi, asiriliga meyletmeyen)


LATÎF
(Yaratilmislarin ihtiyacini en ince noktasina kadar bilip sezilmez yollarla karsilayan)


HABÎR
(Her seyin iç yüzünden haberdar olan)


HALÎM
(Acele ile ve kizginlikla muamele etmeyen)


AZÎM
(Zatinin ve sifatlarinin mahiyeti anlasilamayacak kadar ulu)


GAFÛR
(Bütün günahlari bagislayan)


SEKÛR
(Az iyilige çok mükafat veren)


ALÎ
(Izzet, seref ve hükümranlik bakimindan en yüce, askin)


KEBÎR
(Zatinin ve sifatlarinin mahiyeti anlasilamayacak kadar ulu)


HAFÎZ
(Koruyup gözeten ve dengede tutan)


MUKÎT
(Bedenlerin ve ruhlarin gidasini yaratip veren, bilip gücü yeten ve koruyan)


HASÎB
(Kullarina yeten, onlari hesaba çeken)


CELÎL
(Azamet sahibi)


KERÎM
(Fazilet türlerinin hepsine sahip)


RAKÎB
(Gözetleyip kontrol eden)


MÜCÎB
(Dileklere karsilik veren)


VÂSI'
(Ilmi ve merhameti herseyi kusatan)


HAKÎM
(Bütün emirleri ve isleri yerli yerinde olan)


VEDÛD
(Çok seven, çok sevilen)


MECÎD
(Sanli, serefli)


BÂIS
(Ölümden sonra dirilten)


SEHÎD
(Her seyi gözlemis olarak bilen)


HAK
(Fiilen var olan, mevcudiyeti ve uluhiyyeti gerçek olan)


VEKÎL
(Güvenilip dayanilan)


KAVÎ
(Her seye gücü yeten, kudretli)


METÎN
(Her seye gücü yeten, kudretli)


VELÎ
(Yardimci ve dost)


HAMÎD
(Övülmeye layik)


MUHSÎ
(Her seyi tek tek ve bütün ayrintilariyla bilen)


MÜBDI'
(Ilkin yaratan)


MUÎD
(Tekrar yaratan)


MUHYÎ
(Can veren)


MÜMÎT
(Öldüren)


HAY
(Ebedi hayatta diri)


KAYYÛM
(Her seyin varligi kendisine bagli olup kainati idare eden)


VÂCID
(Diledigini diledigi zaman bulan bir müstagni)


MÂCID
(Sanli, serefli)


VÂHID
(Bölünüp parçalara ayrilmamasi ve benzerinin bulunmamasi anlaminda tek)


SAMED
(Arzu ve ihtiyaçlari sebebiyle herkesin yöneldigi ulular ulusu bir müstagni) 


KÂDIR
(Her seye gücü yeten, kudretli)


MUKTEDIR
(Her seye gücü yeten, kudretli)


MUKADDIM
(Öne alan)


MUAHHIR
(Geriye birakan)


EVVEL
(Varliginin baslangici olmayan)


ÂHIR
(Varliginin sonu olmayan)


ZÂHIR
(Varligini ve birligini belgeleyen birçok delilin bulunmasi açisindan asikar)


BÂTIN
(Zatinin görülmesi ve mahiyetinin bilinmesi açisindan gizli)


VÂLÎ
(Kainata hakim olup onu yöneten)


MÜTEÂLÎ
(Izzet, seref ve hükümranlik bakimindan en yüce, askin)


BER
(Iyilik eden, vaadini yerine getiren)


TEVVÂB
(Kullarini tövbeye sevkeden ve tövbelerini kabul eden)


MÜNTAKIM
(Suçlulari cezalandiran)


AFÜV
(Hiçbir sorumluluk kalmayacak sekilde günahlari affeden)


RAÛF
(Sefkatli)


MÂLIKÜ'L-MÜLK
(Mülkün sahibi)


ZÜ'L-CELÂLI ve'l-IKRAM
(Azamet ve kerem sahibi)


MUKSIT
(Adaletle hükmeden)


CÂMI'
(Toplayip düzenleyen, kiyamet günü hesaba çekmek için mahlukati toplayan)


GANÎ
(Her seyden müstagni, kendi disinda her sey O'na muhtaç)


MUGNÎ
(Zenginlik verip tatmin eden)


MÂNI'
(Dilemedigi seyin gerçeklesmesine müsaade etmeyen, kötü seylere engel olan)


DÂR
(Zarar veren)


NÂFI'
(Fayda veren)


NÛR
(Nurlandiran, nur kaynagi)
 
 


HÂDÎ
(Yol gösteren, murada erdiren)


BEDÎ'
(Esi ve örnegi olmayan, sanatkarane yaratan)


BÂKÎ
(Varliginin sonu olmayan)


VÂRIS
(Varliginin sonu olmayan)


RESÎD
(Bütün isleri isabetli ve hedefine ulasici, irsad edici)


SABÛR
(Çok sabirli)


©TRNuke.net

ALLAH c.c En Güzel Isimleri


 

 

 

 

TAKLACI MARDİN GÜVERCİNLERİNİN ÖZELLİKLERİ

Türkiye´deki Asya Taklacıları (Die Asiatischen Klatschtümmler in der Türkei) 

Asya Taklacıları Türkiye ve diğer ülkelerde yöresel isimleriyle tanımlanırlar.Türkiye´de Mardin ve Takla isimleri en fazla kullanılan tanımlardır.Yine bu isimlerle de Almanya´da tanınmaktadırlar. Diğer bana tanıdık gelen isimler ise Tak Tak, Şak Şak, Yapışkan, Dönek ve Yerli (yöresel ırk) dir. Verilen isimlerin büyük bir bölümü kuşların uçuşunu andırıyor, mesela bunlar uçarken kanatlarından çıkardıkları tak tak ve şak şak gibi sesleri. Yapışkan ismi belki de tercümesi ile olduğu yere yapışırcasına dikey ve takla atarak yükselmesinden dolayı düşünülmüştür. Dönek ismine en çok Doğu Anadolu da rastlanır ve anlamı perdah çekerek takla atmaktır.

        Bu ırkın geldiği yer tam olarak bilinmiyor, fakat bu güvercinlerin erken yüzyıllarda Doğu Anadolu Bölgesi´nden, İran, Irak ve Suriye den geldikleri tahmin ediliyor. Nitekim soy Güney Doğu Anadolu´da geliştirilip yetiştirilmiş ve bu yüzden bu güvercinlere bir Şehrin ismi verilmiş, adı ile Mardin. Oradan batıya ve kuzeye doğru bu ırk yetiştirilerek yaygınlaşmıştır. Fakat bugün Mardin sadece belli bir tip uçkun güvercin türünün ismidir.

Biz buradaki Avrupalılar için, yuvarlanan anlamını taşıyan bu ırka sadece takla demek belki daha doğru olur.

        Taklalar son 10-15 sene içinde Avrupa da çok sayıda sevenlerini buldular. DFC-Dergisi olan `´die Kunstflugtaube´´, malumatına göre bu ırk 20. yüzyıl öncesinden güvercin sever  Bay Reber tarafından DFC (Alman Taklacılar Kulübü) ne tanıtılmış. Bu zaman diliminden sonra bu ırk yükselişe geçmiştir. Daha sonraki yıllarda, sergi ve büyük fuarlarda güvercin sever İhsan Kandil tarafından oyunlu güvercin olarak kapalı salonlarda seyircilere uçurularak tanıtılmıştır. Kapalı salonda yapılan bu gösteriler,ilk defa kapalı alanda takla atabilen güvercinleri gören misafirleri adeta büyülemiştir.

Büyüleyici gösteri,bu ırkın çeşitli yetiştiricilerden satın alınarak kazanılmasını sağladı. Fakat bu ırkı edinen insanlar bu ırk ile başarı elde edebildiler mi yi bir taraf edelim, çünkü esas hedef edilen uçuş stili zor bir prosedürdür, çok zaman ve sabır gerektirir. Bazı insanlar işin kolayına kaçıp, bu ırkı normal uçan taklacı ırkları gibi uçurdular. Çok iyi düz takla atanlar damızlık bırakıldı, ve diğer esas ırk özelliklerini taşıyan, yani `sefere gelerek fışkıran´ kuşlar yok edildi, çünkü onların uçuşu zaman alıcı bir uğraş gerektiriyordu. Böyle olacaksa ırk özelliklerine önem vermeyenler o zaman takla bakmasın!

Taklalar vücut yapıları orta büyüklükte, gagaları orta kalınlıkta, özlerinde mülayim, rahat ve uysal olan güvercinlerdir.Paçaları az ve çok arası değişiklik gösterir, kafa yapısı düz olduğu gibi, tabak perçem veya arka perçem veya her ikisi de mevcut perçemleri ile kendilerinde hayranlık uyandırırlar. Genellikle renkleri gök,açık gök,ve buz rengine yakın tonlardadır. Sıklıkla bu renklere de rastlanır:Koyu gök-çakmaklı, açık gök-çakmaklı, parlak beyaz, parlak siyah, kahve rengi, dominant kırmızı, dominant sarı, dominant kırmızı-çakmaklı, dominant sarı-çakmaklı ve çok renkli.

Yavru bakmayı seven, güvenilir ve her 5-6 hafta arlıklarla yumurtlayabilen kuşlardır. Hiç zorlanmadan yavrularını gerekirse üçüncü bir yavruyu bile kolay bakabilirler. Yerden fazla yüksekte olmayan yuvalar tercihleridir. Yerden olmak üzere üst üste 3 tane yuva konulabilir. Daha yüksekte bulunan yuvalardan yere inecekleri zaman zorlanırlar.

Eğer yuvalar alçak tutulursa, yavrular erken yeme düşer ve kolayca kendi başlarına beslenmeyi öğrenirler. Ortalama 30 günlükken yavruları ebeveynlerinden alır   ve onlar için özel yavru kümesine koyarım. Nitekim günlük 1-2 defa yavrular kapıdan dışarıya kümes önüne yere salınır ve yere alışmaları sağlanır, çünkü ileride buraya yere hedefe gelip fışkırarak oynamaları gerekecektir. Daha sonraki 2-4 hafta boyunca yavruların ürkütmeden kümes önünde yerde dolaşmaları sağlanır, tabi ki ilk kendi başlarına yükseğe uçma deneyimlerini fark edene kadar. Bundan sonraki zaman diliminde yavruları uçkun ve alışkın bir güvercin ile tek olarak uçurmak gerekir, yavrular tek başına uçmaya alışıncaya kadar. İlk uçuşlarında dahi kanat sesleri belirgindir ve kuyruk üstüne oturarak ilk taklalarını atmayı denerler. Sonraki haftalarda iyi takla atmayı başarırlar.

Yavrular uçurulmaya başlanıldığı zaman mümkünse hiç ara verilmeden her gün uçurulmalıdırlar, eğer birkaç gün ara verilirse, bazı yavrular sık takla atarak yönlerini bulamadan kaybolabilirler. Belki de böyle en iyileri kaybedilebilir. Uzun süre uçmayıp daha sonra aşırı zincirleme yere doğru takla atanlara rastlanır ve bunlar talihsizce yere çakılabilirler. Bu gibi durumlar bazı taklacı besleyenlere hiç yabancı gelmese gerek.

Ortalama ilk uçuşlardan 3-4 ay sonra yavru kuşlar takla atmadan önce kanatlarını sesli bir şekilde birbirine vurarak kendilerini dikey yükseğe çekerek takla atmaya başlarlar. Bu demektir ki takla atmadan önce kendilerini dikey 3 ila 5 metre yükseğe çekerek ve sonunda takla atarak yükselirler. Buna `Hava Fişeği´ denir. Çoğu birkaç uçuş deneyiminden sonra 10 m yüksekliğe kadar çekerek bu esnada 3-4 takla atabilir. İşte bunu başaranlar artık tek uçurulmaya hazırdırlar. Bunların arasından

tipik ırk özelliklerini gösteren kuş alınır ve birkaç dakika yalnız uçurulduktan sonra yere kümes önüne birkaç kuş salınır. Uçan kuş bunu fark ettiği an diğerlerinin yanına yere inmeye deneyecektir. Fakat daha evvel havada fışkırmayı öğrendiği için, ilk etapta inmekte zorlanacak ve defalarca kendini dikey yükseğe çekerek takla atacaktır. Böyle kuşları hava fişeğini mükemmelleştirene kadar sadece tek uçurmak gerekir.

Bunların aralarında bazıları sefere girdikten sonra dikey fışkırırken kendi eksenlerinde bir burgu gibi dönerek ve takla atarak yükselirler. Bu ırkı temsil edenlerden bir kaçı fışkırırken 10-15 takla atabilir, fakat bu esnada yükseklik kazanamazlar. Türklerde geçerli olan, takla kendini ne kadar  çok yükseğe çekerse o kadar da değerlidir. İyi kuşlar genelde 20 ile 50 m yükseklerde uçarlar. Uçuş süresi antreman ve hava koşullarına göre 10 dakikadan 5 saate kadar uzayabilir.

Uçuş süresi en az 1 saat, en fazla 1,5 saat olmalıdır. Bu süre aşıldığı an uçan kuş için yorucu ve yetiştirici için de sıkıcı olabilir, dahası üzücü, çünkü kuş inemediği için, olmaması gereken yere basabilir ve eğer sahibi kuşa önem veriyorsa onun içinde kuşun inmesini beklemek kaçınılmazdır.

Mümkün oldukça uçuş deneyimi başarılı olan kuşlar damızlığa alınmalıdır. Türkiye´de genelde 2 ve 3 yaşına gelen, uçuşları başarılı bulunan ve hayatlarının baharında olan kuşlar damızlığa alınır. Mümkünse tüy değiştirme zamanında kuşlar uçurulmamalı, kendinizde üzüntüyü ve kuşlarda acıyı önlemiş olursunuz. Eğer Taklaların rahat tüy değişimi beklenirse, onların uçma yetenekleri de artar.

Ekim 1991 de her zaman olduğu gibi tatilimi yine Türkiye de geçirdim. 4 haftalık iznimin sadece 2 haftasını evde yakınlarım ile geçirdim, diğer 2 hafta güvercin ırklarını tanımak ve yetiştiricilerden bilgi edinmek için yollarda geçti. Bu ırkı çocukluğumdan bu yana tanımama rağmen, benim için cevaplandırılmasını beklediğim daha bir çok soru vardı. Bu yüzden arkadaşım Talih Eroğlu ile Ankara dan 60 km uzakta bulunan Kırıkkale ye gittik, çünkü birkaç yıl önce arkadaşım Talih vasıtası ile onun arkadaşı Halil den bu günkü elimde bulunan damızlıklarımı edinmiştim.

Takla düşkünü ve kamyon şoförü olan ve kamyonu ile Türkiye´nin bir çok yerini gezen bir yetiştiriciden, artık sadece Kırıkkale de takla yetiştiriciliğinin baharının yaşandığını öğrendik. Bu tavsiye ve kuşçu arkadaşımız Halil in daveti, Kırıkkale ye  gitmemiz için yeterli bir sebepti. Halil ve Talih daha evvelden arkadaş olduklarından dolayı çok içten ve güler yüzlü karşılandık.

Halil arkadaşlarına bizim geleceğimizden bahsettiği için, bekleniyorduk. İlk önce Halil in kuşlarını incelemeye aldık, bunlar bir apartmanın bodrum katında yetiştiriliyor ve buradaki pencereden dışarıya çıkıp yine içeriye girebiliyorlardı. Taklaların bu 1 metre yüksekliği olan bodrum penceresinden gidip gelmeleri doğrusu beni şaşırtmıştı. Tam bu pencerenin üzerine bir balkon denk geliyordu ve taklaların buradan havaya fışkırmaları imkansızdı ve bu yüzden rahat girip çıkıyorlardı. Düşüncem, niyet ve istek insanı muvaffak kılıyordu. Bu koşullarda, böyle yetiştiriciler olmasaydı, bizler damızlıkta nerelere varabilirdik?

Daha öğleden önce arkadaşımız Sabri yi ziyaret ettik, vardığımızda kuşları salık vaziyette yerde geziniyorlardı. Takla üzerine olan uzun bir görüşmeden sonra Sabri kendi yetiştirmesi olan bir kuşu uçurmak istiyordu ve bizlerde tabi o anı sabırsızlıkla bekliyorduk. Öncelikle bütün sürüyü kümese sokup, genç bir erkeği eline alarak, onu yere bıraktı, hafifçe ona değnek ile dokunup dikey havaya doğru yükselmesini sağladı. Genç kuş ilk taklasını atmadan önce, sesli ve dikey bir şekilde kendini ortalama 20 metre kadar yükseğe çekti ve ilk taklasını attı, bundan sonra tekrar takriben 15 metre fışkırarak ikinci taklasını attı. Tahmini zor olan yaklaşık 35-40 metre yüksekliğe ulaştığında, yüksekte dairelerini çizerek, neredeyse her üç dakikada bir, bu arada yere salınan diğer kuşların yanına kanatlarını bir doğan gibi kapatarak sıkıp geliyordu. Pike yapıp yere yaklaştığı an aniden durup takla vurup ( buna taban takla denir ) sert ve sanki bir makineli tüfek sesini andıran kanat sesi ile sadece üç takla ile havaya fışkırıyordu.

 Bu uçuş stili yaklaşık bir saat kadar tekrarlandı, ta ki diğer yerdeki kuşların yanına, tek bir takla ile inene kadar. Her defasında kanatlarını kapatarak yere 50 santim kadar yaklaştığında, her an yere basacağını düşündüğüm an bile kolaylıkla oynayarak yukarı fışkırıyordu. Bir çok kere güzel uçanlara tanık olmuştum, fakat bu kuşun uçuşu gibi beni hiç biri büyülememişti. Böyle bir yüksekliğe taban takla vurarak ve fışkırarak çıkmayı başaran taklalar çok değerli ve paha biçilmezdir. Bunlar mücevher gibi özel kasalarda muhafaza ediliyordur.

Öğlenden sonra hep birlikte daha yükseklerde bulunan bir bölgeye gittik, burada kuşçu arkadaşımız Ali Rıza´nın 5 dönümlük arazisi bulunuyordu. Kendisi halen koyunlarına ağıl yapımıyla uğraşıyordu. Bizlere bu bölgeye yerleşmesinin nedeninin sadece taklalarını rahatlıkla uçurup yetiştirmek olduğunu anlattı. Daha sonra onunda Almanya´da yaşadığını ve burada da takla beslediğini öğrendik. Kümesi 150 santim kadar dahi yüksek değildi ve kerpiçten yapılmıştı. Çok basit yöntemlerle kuş bakıyor, yani yere yerleştirilerek meyve sandıklarından yapılmış yuvalıklar gibi. Fakat onunda damızlıkları dikkat çekiciydi.

Öğleden sonra geç bir vakit Yahşiyan köyüne ulaştık ve uzun süren bir aramadan sonra oranın takla yetiştiricisini nihayet bulduk. Bize şuradaki sokağın yanındaki boş alanda onu beklememizi söyledi. Birkaç dakika sonra kendisini dar bir aradan elinde değnek ile kuşları kuzu gibi boş alana doğru sürdüğünü gördük. Böyle sinide hiç görmemiştim doğrusu, çünkü kuşların uçurulduğu bu boş alandan evi ve kümesi en azından 50 m kadar uzaktaydı. Kuşlarının uçuşu diğerlerininki gibiydi, sadece kuşların bazılarında üçüncü bir kuşak mevcut ve gözdeki iris rengi dikkat çekici koyu sarı tonlardaydı, bunlar oradaki kuşları daha değerli kılıyormuş. Uzun bir söyleşiden sonra kuşlarını tekrar geldiği yoldan kümese geri sürdü. Hislerim bana, eğer insan bu ırka değer veriyorsa, her türlü şartlar altında, istenilirse bu ırkın uçurulabileceğini söylüyordu. İtiraf etmeliyim ki, sadece burada bulunan bu boş alana taklaları alıştırıp uçurmak bile dahiyane bir fikirdir.

 Ertesi gün sabah erkenden kuşçu arkadaşımız Yaşar ı ziyaret ettik. Kümesinin önünde sert bir köpek bağlıydı. Kimse bu avluya habersiz giremez diye aklımdan geçti, çünkü yapılan kuş hırsızlıkları malumunuz. Yaşar namlı bir erkeği eline alır ve ayaklarımızın önüne bırakır ve bu yerde arka arkaya üç takla atarak gösterisini tamamlar ve gururla dolaşır. Yaşar bizlere bu gururlu kuşu kupaya uçurduğunu ve birincilik elde ettiğini söyler ve oradaki arkadaşlarda bunu doğrular. Kırıkkale´deki kuşçular her sene kendi aralarında kupalı yarışma düzenlerler ve burada büyük paralar döndüğü söylenir. Bu büyük paralara yarışabilmek için önce kendine ve sonra kuşlarına güvenmek gerekir ki ziyaret ettiğimiz her kuşçu için bunu söyleyebiliriz.

 Uzun süren muhabbet ve konuşmalardan sonra yinede bazı sorularım cevapsız kaldı, bunları artık kendim cevaplamam gerekecek, çünkü hiçbir yetiştirici sırlarını vermemişti.

En son bütün Takla ve Mardin yetiştiricilerine ve olmak isteyenlere seslenmek istiyorum: Hedefimiz sefere gelip fışkıran kuşlar olmalı, bizlere yüzyıllardan beri doğru geliştirilerek bahşedilen bu ırkımızı yanlış Uçuş Özellikleri ile tanıtmak ve bununla beraber yok etmek olmamalı!

        LÜTFEN EKSİK BİLGİLERİ BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİP SÖYLEYİNİZ. İLETİŞİM  VE  ANASAYFA

 

 

Barıştepe Köyü Muhtarı

ALLAATTİN  BAYAR

Sayın Hemşerilerim,
Günümüzde hem ulaşım hem de iletişim olanakları bir hayli gelişme gösterdi. SELHE.NET sitesi içerisinde bulunduğumuz Bilgi Çağının gerisinde kalmamak için  köyümüz adına Internet'te atılan büyük bir adımdır.

Azalar

   1. İsmail Yavuz

   2. Hasan Altunkaya

   3. Mehmet Şirin Ürün

   4. İbrahim Üstüner

   5. Mehmet Şirin Ünvar

Yazar olmak isteyen baş vursun iletişim

koruyucu ve yonetiçi

Yusuf Altunkaya

istanbul yazarı

Konu başliğı.Taazi

 örnek:isim soy isim

Bariştepe köyü yazarı

Konu başliğı

 örnek:isim soy isim

Midyat yazarı

Konu başliğı

 örnek:isim soy isim

istanbul yazarı

Konu başliğı

 örnek:isim soy isim

izmir yazarı

Konu başliğı

 örnek:isim soy isim

avrupa yazarı

Konu başliğı

 

 

Hayatimizda gerekli olan

Gazeteler

Hızlı Erişim
Arama Motorları
Tarih
Mizah
Ekonomi& İş
Haber Siteleri
Cep Telefonları
Bilgisayar
Otomobil
Spor
Sinema
Kültür/Sanat
Astroloji
Magazin
Sağlık
Emlak
Din
Eğitim
Son Dakika
Dergiler
Oyun Siteleri
Televizyonlar
Coğrafya
ŞİFALI BİTKİLER

Saraç

 

 

 

 
 

 RADYO MEZAPOTANYA

 

      Copyright © 2004-2007  Yusuf Altunkaya   İletişim: y_altunkaya@hotmail.com

        Yazı ve yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir. Sitemiz kesinlikle sorumlu tutulamaz..

  Yeni Sayfa 2        

bariştepe bariştepe köyü bariştepe tarihi bariştepe resimleri bariştepe bilgileri midyat salhe salah Mor Yakup Manastırı Turabdin

dizi izle Sesli Vajina dizi izle dizi seyret  bariştepe koyu deri ceket