|
|

Avrupa Yazarı: Mehmet Bayar
mail:
masterdue@hotmail.de
Bugün güya cocuk bayrami. Ama bugün hem Türkiye'de hemde dünya
genelinde milyonlarca cocugun durumu icler acisi. Cocuklar
tarlalarda, fabrikalarda calistiriliyor ve mesela bazi Afrika
ülkelerinde cocuklarin ellerine silah verilip savasa bile
yolluyorlar. Disarda yatanlarin( yada tinercilik yapanlarin),
(hapishanelerde) tecavüze ugrayanlarin sayisi zaten belirsiz.
Istatiklere göre Türkiye'de cocuklarin calistirilmasi Güneydoguda
yogunlasiyor. Hepimiz biliyoruz simit satan, boyacilik yapan,
tamircilerin yaninda ciraklik yapan cocuklari. Cocuklar üzerinden
kazanc elde etmek, onlari dislamak, zaaflarini kullanmak ve baski
altinda tutmak vicdansizliktir ve insan haklarina aykiridir. Ama
zaten dünyada adaletli ne kalmis ki, cocuklara uygulansin?
Halbuki cocuklar gelecegin garantisidir. Onlarin iyi bir egitime
ve saglam kosullara ihtiyaclari vardir. Almanya ve Türkiye'yeyi
karsilastirirsak iki devletin arasinda daglar kadar fark vardir.
Almanya'da cocuk isci calistirmak yasaktir. Burda cocuklara saglanan
imkanlar daha iyidir. Mesela burda genelde egitim üzerinden iyi
yerlere gelinebilir. Akraba kayiriciligi burda daha az. Üst makamlara
gelen cok sayidi yabanci uyruklu insan var. Bunlar her alanda mevcut.
Siyaset, spor, edebiyat, medyada vb. Ama burdaki bu sartlari iyi
kullanmayan insanlarimizda var. Mesela egitimin gelecek icin ne
kadar önemli oldugunu kavramayan cok cocuklarimiz var. Cogu aile
büyügü bu sorun üzerinde durmuyor. Cünkü ne yazikki kendileri
o zamanki sartlar nedeniyle iyi bir egitim sürecinden gecmemisler.
Burda hatayi sistemde aramakta yarar var.
Mesela Türkiye'de fakir dogdun mu,iste o zaman yandin. Dogustan
dezavantaj durumu düsüyorsun. Dakika bir gol bir durumu yani.
Dogustan sonraki asamalari hepimiz taniyoruz, bir hassa ekonomi
durumunun zayif oldugu bölgelerde yasayanlar bunu cok iyi bilirler.
Mesela 15-25 yaslari arasinda gurbete calismak icin giden yüzbinlerce
cocuk/genclerimiz var. Tabiki bu periodun arasinda bide askerlik var.
Ondanda kurtaramazsin. Bazi metodlar uygulaniyor, ama bu duruma bagli.
Cürük raporu cikarmak, yada baska bir bahane bulup askerden kaytarmak
icin nasil olsa paraya ve bu sorunu cözebilecek kisilere ihtiyac
vardir. Örnek olarak fakir bir insan bir hastahane bashekimine yada
bir milletvekiliye derdini anlatmak icin nasil ulasabilir? Iste böyle
caresiz insanlar mesela bir bakani rüyalarinda bile göremezler.
Gördüklerindede umduklarini bulmazlar, yada karsilastiklarinda
fakir vatandasin takla ve göbek atmasi istenir. Tabiki bunlari
yapmak icin o kadar sebep varya. Kendisi issiz, ne güzel ve
kutlanacak bir durum degilmi?
Maddi durumu iyi olmayan insanlardan bir sorun kaynaklaniyor. Iyi bir
potansiyele yada yetenege sahip olan cocuklar iste bu positif yanlari
belirlenmedigi icin, toplum icinde kaybolup gidiyorlar. Birde
madalyonun diger tarafi var. Zengin aile cocuklari. Onlar özel muamele
görüyorlar. Özel okullar, hocalar, dis ülkelerde egitim...Sonra belirli
bir yastan sonra baba sirketinin basina gecmek geliyor. Sonra bu mirasi
kendi cocuklarina birakmak. Bu böyle sürüp gidiyor.
Tabiki olumlu olaylarda var. O kadar karamsar olmaya gerek yok. Kendi
alin teriyle, kendi ugrasi ve kendi mücadelesiyle sifirdan önemli
yerlere gelen ve basarli olan cok insan var. En iyi örnek rahmetli
Sakip Sabancidir. Iste böyleleri insanlara cesaret veriyor.
Ne olur cocuklara daha iyi sartlar sunalim. Onlari savaslardan,
kavgalardan, belalardan, kin ve nefretten uzak tutalim. Savas yerine
egitime daha fazla yatirim yapilsin. Mesela arastirma ve gelistirmede
olan bosluklar böyle kapatilabilir. Cocuklari iyi insan olmalarini ve
topluma yararli olmak icin yetistirelim.
Mehmet Bayar
23/04/2012
mail:
masterdue@hotmail.de
|
Yorumlari yazabilirsiniz aynı yazıyı iki sefer
gondermeyin |
Ortadogu yeniden dizayn ediliyor. Arap bahariyla gelen "degisim"
kürtleride etkileyecktir. Boyutuda dünyanin dört bir yanina yayilmis
kürtlerin durumuna bagli. En cokta Türkiye, Irak, Iran ve Suriye'de
yasayan kürtlerin tutumu önemli. Siyasi acisindan en avantajli görünen
ve daha fazla insiyatif gösterebilen Irakta'ki Kürdistan bölgesidir,
cünkü son zamanlarda hem askeri hemde siyasi operasyonlar nedenilye
Türkiye'de BDP basta olmak üzere, kürtler adina siyaset yapanlarin
hareket alani sinirli hale geldi. KCK operasyonlari adi altinda bugün
binlerce kürt siyasetcisi, avukatlar ve aydinlar hapishanelerde. Besar
Esad rejiminin uyguladi baski yüzünden zaten Suriye'deki kürtlerin
durumu belirsiz.
AKP'nin son dokuz yilda kürt sorunu acisindan performansini degerlen-
dirirsek aslinda pekte basarili olmadigi ortadadir. Halbuki AKP elin-
deki bu firsatla daha cesur adimlar atabilir. Neredeyse Türkiye'de
bütün önemli kurumlar suan AKP yada dolayli olarak Gülen Cemaatinin
kontrolü altindadir. Arti halkin büyük bölümünün destegini almistir.
Siyaseti bogan ve zaman zaman tikayan askeri vesayet rejimide sona
erdi. Türkiye ilk defa böyle bir sürece giriyor. Ama elindeki malzemeyi
verimli kullanmazsan ve ayni zihniyete devam edersen, önemli bir yol
kat edemezsin ve bu kisir döngüden kurtulamazsin. Güven ortaminin
olusturulmasi icin AKP hükümetinin nin sectigi siysaset ve dil dogru
degildir. Secimlerden yonra 360 derece siyaset yönünü degistirirsen,
bu insanlarda otomatik olarak kusku uyandirmaya baslar.
Simdi Türkiye'de var olan sistemde demokrasi, insan haklari, hukuk ve
kardeslikten bahsetmek imkansizdir. Ya siz bu saydiklariminin ne
oldugunu bilmiyorsunuz, yada insanlarla acik acik dalga geciyorsunuz.
Tamam Türkiye kürt realitesini tanidi ve mesela Basbakan Erdogan'nin
Dersimlilerden özür dilemesi önemli olay, ama is bunlarla bitmiyor.
Devletin 90 yildir kürtlere uyguladiklari haksizliklar ne olacak?
Samimi oldugunuzu pratikte göstermeniz lazim. Mesela binlerce faiili
mechul cinayeti niye cözülmüyor? Yada Nato'nun ikinci en büyük ordusuna
sahip olmana ragmen, koruculuk sistemini niye ortadan kaldirmiyorsun?
Korulara ödeyecegin maaslari egitim sistemini yatirsan daha iyi
olmazmi? Kürtce üzerinde yasaklar niye hala sürüyor? Kürt acilimina
ne oldu? Yoksa o isi bos bir proje ve daha dogrusu sadece secim
yatirimimiydi? Bir baska örnekte BDP'nin Dersim ve hatta CHP'nin bile
Hakikatleri arastirma komisyonu kurulmasinin hakkinda verdigi
önergeleri niye kabul etmiyorsunuz? Gerekcelerini niye halkla
paylasmiyorsunuz? Bunu böyle devam ettirebiliriz. Bu kadar soru
isaretinin, seffafligin eksik ve ölümlerin oldugu yerde, basaridan
bahsedilemez. TRT Ses diye bir kanal acip devletin propagandasini
yapan bir yayin kurulusu ile kürtleri tatmin edemezsiniz. Bu kadar
bedeller bunun icin ödenmedi. Halbuki biz baris, kardeslik icinde ve
özgür olarak diger toplumlar gibi yasamak istiyoruz. Ama gelin bunlari
bazilarina anlatin.
Kulaklari halkin isteklerine tikayarak ve gözleri esitsizligi görmemek
icin kapatarak bu isler
olmuyor ve sorunlar cözülmüyor.
Sorunlar cözülmedigi sürece hergecen gün zarar demektir. Türkiye
elindeki imkanlarla halbuki cok daha iyi yerlerde olabilirdi. Onun
icin kürt sorunu basta olmak üzere, Kibris, alevi gibi diger sorunla-
rida cözmek lazim. En önemlisi Türk devletinin kendi gecmisiyle yüzles-
mesinin zamani coktandir gelmistir. Daha seffaf, vicdana, akla,
hosgürüye ve esitlige dayanan bir sisteme ihtiyac vardir. Simdiki kin,
irkcilik ve öfke ortami ortadan kalkmalidir. Kürtler üzerindeki
basklilara son verilme-
lidir. Artik insanlarin birbilerini acikca sorgulamalarinin ve
gerceklerin yüz önüne cikarmanin zamanidir. Merkezcilik ve yandaslik-
ki bu kendini en cok medyada gösteriyor- son bulmalidir. Zaten bunlar
dezenformayson ve biligi kirliligi yüzünden insanlar arasindaki diya-
logu bozuyor ve fikir gelistirmeyi imkansiz hale getiriyor. Tam
tersine onlar istedikleri zaman yeni gündemler olusturuluyor. Bugün
yayinlanan bilmem kac dizide kürtler reyting ve rant ugruna konu
yapilarak topluma yanlis gösteriyorlar. Sözde bazi uzmanlar günlerce
hic kimseye yarari olmayan ici bos tartismalari sürdürebiliyor. Halbuki
enerjilerini bilimsel alanlara harcasalar, bu hepimiz icin daha yararli
olacaktir. Komplo
teorilerinin hic kimseye bir yarari yoktur. Düsünün cogu türkler
kürtleri sadece palavra ve yalana dayanan bu televizyon programlarin-
dan ve gazetelerden taniyor. Hayatinda belki bir defa bile bir kürt
ile dogru dürüst sohbet etmeyen birinde ister istemez önyargi olusuyor.
Zaten bunlari yapanlarinda amaci bu. Türk halki artik uyanip bu
olanlari sorgulamalidir. Demokratik alanda mücadele edilmelidir.
Örnek bugün kac türk kürtlere suana kadar yapilan zulme karsi cikmistir?
Kisaca uyaniklik, iki yüzlülük ve kirli oyunlar üzerine kurulan
siyaset son bulmalidir. Mesela yeni anayasanin olusturmasinda bütün
partiler ve kesimler esit sartlarda yer almalidir. Kürt sorunun
muhataplari dilalog yolunda israr etmelidir. Savas ve ölümler Türkiye-
nin ortadoguda pozisyonu ve gücü icin tehllike icermektedir. Buda
Türkiye'yi hem siyasi hemde ekonomi acisinda uzun vadeli zayif
birakacaktir. Kendi icindeki yaralari sarmadan, dis dünyaya güc
gösteriminde bulunmak ve akil vermek, yaniltmadan ve abartidan baska
birsey degildir, cünkü bu gün atom bombasina sahip siz degil,
komsulariniz Israil ve Iran'dir. Zamani geldimi din kardesleriniz
araplar ve farslar size sirtlarini döndüklerinde sasirmayin. Bu tür
olumsuzluklara hazirlikli olun. Mesela 2007'de patlak veren global
krizin yarattigi negatif etkileride kimse hesaba katmamisti. Hazirsiz
yakalanan ülkelerin ne halde oldugunu görüyorsunuz. Cogunun borcu
girtlagi asmis ve finans piyasalarina bagimli olmuslar. Iflasin
esiginde olanlarin sayisi az degil. Eski borclarini borc alarak
ödemeye caisiyorlar. Heryil sadece faizler icin milyar dollarlarca
para harciyorlar. Ama doganin kanunu bu bedavaya birsey yok.
Bilmenizde yarar var dünyadaki dengeler kapitalizm döneminde
"quid pro quo" mentalitesi dayaniyor. Yana hersey karsilikli.
Bireycilik ve egoizm ön planda. Bugünki popülizmin keyfini
cikarabilirsiniz, ama insan ne oldum degil ne olacagim demeli.
Tarih herseyi kaydediyor. Bunuda unutmayin. Diger taraftaki
hesaplasmadan bahsetmek bile istemiyorum, bu ayri mesele.
Mehmet Bayar 10/12/2011
mail:
masterdue@hotmail.de
Mehmet Bayar 13/08/2011 mail: masterdue@hotmail.de
Yaklasik on gündür türk ve kürt medyasini takip etmiyorum.(Böyle
hakikaten kafam daha rahat). Daha önceleri uyandigimda ilk isim
gazetelere göz atmak olurdu. Bazende saatlerce bigisayarin basina
gecer sabahlara kadar okurdum ve bazi seyleri anlamaya calisirdim.
Iste susurluk olayi, askeri darbeler, faili mechuller ve daha nice
fenomenler. Yani Türkiye’nin karanlik gecmisi. Ama bu kördügümü
elindeki imkanlarla cözmen imkansiz. Ama yinede pes etmiyordum.
Dürüstlüge inaniyordum. Ayni hastalik gibi olmustu mesela sigara
tiryakiligi gibi. Hic olmazsa bu Ramazanda oruc tutanlar bir kac
saatligine sigarasizliga dayaniyor –bende medyanin sacmaliklarini
okumama orucuna girdim.
Ama insan belirli bir zaman sonra hep ayni plagi dinlemeye bikiyor.
Olan zamanima oluyor ve tabiki gözlerime verdigim zarara. Gurbete
keldik, ama bu bile o cografyayla ilgilenmenize engel olmuyor.Yanlis
anlamayin insan tabiki geldigi yeri, dilini, kültürünü ve özünü unutmamali.
Zaten bizi birbirimizden ayir edende bu bahsetiklerimdir. Ama pratikte
bu herkes icin gecerlimi, bu baska konu.
Aslinda okumak cok önemli ve kendini gelistirmek icin kacinilmaz birsey.
Ama insan hergün okadar olumsuz haberleri okuyunca bikiyor. Sehit
haberleri, kadin cinayetleri, mali kriz, trafik kazalari, cevre kirliligi, aclik,
sefalet vb. Tamam yaklasik yedi milyar insanin yasadigi bir dünyadayiz,
elbette olumsuz olaylar olacak, cünkü piskopat karakterli „insanlar“
heryerde var, ayni o Norvec’te onlarca insani katleden sahis gibi.
Ama dünyada var olan sistem milyaralarca insani rehine almis ve onlara
her istedigini yaptiriyor. Bir bataklik gibi bize kendi icine cekiyor
ve bizde kendimizi bir kisir döngünün icinde buluyoruz. Isin en kötü
yani ise cogunun bundan haberder olmamasi yada öyle davranmasi.
Dünyada ne kadar kaos ve halklar arasinda problemler varsa bu sözde
dünyayi yönetenlerin isine geliyor. Eskiden askeri savaslar vardi (dünya
savaslarindan bahsediyorum, simdiki Afganistan ve Irak savaslari onlari
icin hafif seyler) ve simdide para savasi yürütülüyor. Ikisinin ucu ayni seye
dayaniyor. Daha fazla güc, imkan ve itibar. Savasla insanlari öldürürsün,
ama bu son saydiklarimla halklari kendine köle edersin. Gercekten pessimist
degilim, bende sizlere güzel seylerden bahsetmek isterim, ama bu tehlikeleri
ve oynanan kirli oyunlari görünce baska secenek kalmiyor. Keske insanlar
enerjilerini güzel seylere harcasa.
Küresellesme ile ekonomik, sosyal, kültürel, politik, ekolojik… entegrasyonu
ve dayanismayi yükseltelim dediler, ama insanlari birbirlerinden daha cok
uzaklastirdilar. Anlatimlardan bilirim eskiden insanlar hal sormayi, paylasmayi
ve zor sartlarla kollektif mücadele etmeyi bilirlerdi, ama simdi bunlar yerini
arkadan vurmalar, nifak, iki yüzlülük, vicdansizlik, acgözlülük gibi unsurlere
(daha dogrusu o kagit parcalarina) birakmis. Ama gelde bunlari bazilarina ikaz
et. Ayni bir türküde söylendigi gibi: “Milletin sırtından doyan doyana Bunu gören
yürek nasıl dayana Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana .Bilmem söylesem mi
söylemesem mi”. (Asik Mahzuni Serif-Aglasam Mi)
Yada bir yazarin (David C. Korten) dedigi gibi: “Capitalism destroys the main
planks on which most of us wish to build oursocieties - democracy, a market
economy, and an ethical culture. Consequently, we need to adopt policies which
are almost exactly the opposite of those being followed at present.” Tercümesi:
Kapitalizm insa ettigimiz bu toplulugu yok etmek istiyor- demokrasi, piyasa
ekonomisi ve etik kültürü. Sonuc olarak bize bununla mücadele edecek politikalar
lazim, ama simdiki statüko durum tam tersini gösteriyor. Kisa olarak: Eskiden
agalar köylüleri sömürürdü, simdi ise mali oligarsisi bütün dünyayi sömürüyor.
Kapitalizm insanlar arasindaki iliski ve diyalogu yok ediyor. Bunun üstüne Insan
haklari ihlal ediliyor ve demokarisi katlediliyor.
Mehmet Bayar 13/08/2011
mail: masterdue@hotmail.de
Politik teorilere göre siyasi partiler ikiye ayrilir.
Birinci ideolojiye ikinciside oportünistlige agirlik verir.
Yada baska bir deyisle sagci ve solcu partiler olarak ikiye bölünerler.
Ikisininde ana amaci iktikadara
gelmek yada iktidarda kalmak. Nordhaus, Hibbs yada Alesina gibi bu
teorileri savunanlara göre
kendini solcu olarak gören partilerin programi daha cok issizlere ve
orta sinifa endekslidir. Sagci
partilerde daha cok finans piyasasinin ve akedemisyenlerin cikarlarini
göz önünde bulundurur.
Türkiye icin bunlar gecerlimi bu tartisilir. Mesela AK Parti kendi
tüzügüne göre muhafazakar-demokrat
olarak hizalanmis, ama pratikte milliyeticiligi bile benimseyen
yöneticileri var. Ayni sey CHP icinde
gecerlidir. Sözde sosyalist parti. Bir diger unsur ise siyasetci ve
isadamlarinin arasindaki baglantilardir.
Iste buda ekonominin ve siyasetin sembiyoz gibi birbirine bagli oldugunu
gösteriyor. Ama akla gelen
ilk soruda gücün hangisinin elinde olmasi. Yani büyük enternasyonal
aktif olan sirketlermi siyasetcileri
yönlendiriyor yada tam tersimi? Yada bunlar koordine olarak bir
bütünlesme halindeler.
Bu teorilere göre hükümet secimlerden önce kazanma sansini yükseltmek
icin, secmeni etkilemeye
calisir. Bunu basarmak icin bazi göstergeleri devreye sokar. Mesela
secimlerden tam önce issizlik
oranini ve enflasyonu düsürmek, kisa vadeli ülkenin kalkinmasi saglamak.
Arac olarakda ya
para politikasi, yani merkez bankasinin etkiledigi alanlar yada maliye
politikasi uygluanir. Örnek
olarak
para arzı
artış yada altyapi yatirimi tadat edlilebilir. Türkeye'de buna ek olarak
bazen
makarna ve kömür dagitilir. Yada elektrigin bile olmadi bölgelere
secmenlerin oyunu almak icin
partiler beyaz esya bile dagitir. Bu son secimden önce bir partinin
milletvekili adayi Mardin'de halka
dis macunu bile dagitti. Tabiki insanlarin en cok ihtiyac duyduklari
seyler bunlardir.
Bu son secimleri takip edenler siyasetin/siyasetcilerin bazen ne kadar
komik durumu düsebilicegini
görmüstür. Parti liderleri kac hafta boyuncu ülkenin her yerini
gezdiler. Bagirdilar, cagirdilar, birbirlerine
satastilar hata küfür bile ettiler. Mesela basbakan her gittigi yere
yanina binlerce polisi beraberinde
götürdü. Durmadan kendini tekrarladi. Hemen hemen gittigi heryerde ayni
seyleri söyledi. Batili ülkelerde
secim propagandasi farkli yürütülüyor. Tansiyon daha düsük. Halka
ulasmak icin baska enstrümanlara
basvuruluyor. Ekonomi acisindan düsünsek Türkiye'de var olan secim
kampanyasi zararlidir. Cünkü
milyonlarca para harcaniyor. Bu paralarda hazineden partilere verilen
miktarlardir. Yani aslinda insanlari
ödedigi vergilerdir. Bütün bunlari sirf secmene yaranmak ve ülkeyi
yönetmek icin yapiliyor. Iste para, güc
ve koltuk sevdasi insanlari nelere sürüklüyor.
Ama kapitalizm sisteminda bu saydiklarim normal seyler. Bu
sistemde isciler performanslarina
göre ödülendirilmiyor yada ise alinmiyor. Artik hersey temaslar/iliskiler
üzerinden yürütülüyor. Simdi
borc batakliginda olan, daha dogrusu aslinda iflas eden Yunanistan'in
ana nedenlerden biri budur.
Üniversiteyi bitirmis bir ögrenci is bulmazken, amca yada dayisinin
yardimiyla tahsili daha düsük
birinin böyle bir sorunu yoktur. Rüsvet her alanda kendini belli etmisti.
Devlet personeline durmadan
ikramiye/prim dagitiyor(du). Bu futbolda bahsedilen tesvik primine
benzemez. (Bir fubol keyfimiz vardi,
onuda kirlettiler.) Yunanistan Euro para birimine sahip olmak icin o
zamanki hükümet bir büyük bankanin
yardimiyla istatistiklerini bile tahrif etti. Ama simdi bu ülkenin
geldigi duruma bakin. Suan 350 milyar
Euro borcu var. Simdi ona sermaye piyasasinda kimse kredi vermiyor,
cünkü yatirimcilar paralarini
geri almamaya korkuyorlar. Troikanin (IMF, Avupa Komisyonu ve Avrupa
Merkez Bankasi) yardimiyla
ayakta durmaya calisiyor. Ama bu ülkenin zenginlerinden ses cikmiyor,
cünkü onlar paralarini coktandir
Isvicre bankalarini yatirmislardir bile. Olan yine bu kaosun cikmasinda
hic bir sucu olmayana olacak. Yeni
nesilin bu borclari ödemek icin senelerce calismasi lazim.
Insanlarin ac gözlülügü, emek sarf edmeden köseyi dönme sevdasi evrensel
ekonomiyi ne hale getirdi.
Dünyada var olan dengesizlik gittikce büyüyor. Bir amerikan bankasinin
iflasi mali piyasasini ne hale
getirdigini gördük. Kriz Amerika'da patlak verdi ama yükünü neredeyse
bütün dünya tasiyor. Buda
küresellesmenin dezavantaji. Sinirlarinin büyük bölümü kalkti, piyasalar
birbirine bagli. Mesela
New York City borsasinda emtia yada ekmek fiyati üzeride spekülasyon
edebilirler. Buda ekmek ve
benzinin pahalasmasina neden olabilir. Ekmek, un ve pilav gibi gidalar
milyarlarca tüketici icin cok
önemlidir. Bunu yapanlarin umrunda degil, cünkü bunu yapanlarin cogu
varlikli kurum/sahislardir ve
bir fakirin nasil yasadigi, ne tür mücadele verdigini bilmezler.
Amerikadaki cumhuriyetciler/muhafazaklar ve suan iktidarda olan
demokratlar borc sinirini yükseltmek icin
aylardir tartisiyorlar. Cünkü ABD'nin suanki borcu 12 trilyonu geciyor.
En büyük alacaklisida Cin ve durmadan
para basan bankasi Fed'tir. Dünyanin en büyük ekonimisine sahip ülkenin
iflasi hangi felaketi beraberinde
getirecegini bir düsünün. Ama bu senaryo suanki sartlar göz önünde
bulundurulursa imkansiz görünmüyor.
Siz degerli okuyucalarinda bu tehlikelerden haberdar olmanizi istedim.
Allah sonumuzu hayir etsin ve pazartesi
günü baslayacak ramazan orucu simdiden tüm müslümanlara hayirli olsun.

Konu: Görev
Son günlerde yasananlari hayretle izliyorum.
Bakiyorumda nasilda insanlarla dalga
geciyorlar.
Asil görevi olup seyleri yapmayipda baska seylerle
ugrastiklari seyleri
saysam bir kitap yazilir. Mesela medyadan basliyayim. Medyanin görevi
insanlari
bigilendirmek/aydinlatmak, ilk bastada tarafsiz ve bagimsiz olmak.
Insanlara
gercekleri anlatmak, enformasyon akisini saglamak. Ama Türkiye'de var
olan
medyaya bir bakin bunu kim böyle uyguluyor? Tam tersine bilgi kirliligi
almis basini
gidiyor. Masa basinda yapilan haberler, "yandaslilik", merkezcilik,
insanlarin kafalarini
bilerek karistirmalar. Sirf bir kac gazete fazla satmak icin yalan ve
palavradan
olusan haberler. Halbuki eger bir insan bir konu üzere fikir sahibi
olmak istiyorsa
saglam ve dogru enformasyonlara ihtiyaci vardir.
Konu kürtler olunca türk medyasi zaten sinifta kaldi. Bu performansla
sinifi gececegide
görünmüyor. Anlayacaginiz türk medyasi "hababam sinifina" dönüstü. On
yillardir
Dogu ve Güneydoguda var olup bitenleri kendi halkindan gizlediler,
türklerin kürtlere
hep baska bir bakis acisiyla bakmalarini sagladilar. Tabiki bunlar
devletin direktifiyle
yapilan seyler. Düsünün bir devlet kendi insanini sirf bölünme
paranoyasi yüzünden
uyutuyor yada hipnoz ediyor ve gercekleri gizliyor. Insanlar tarihten ve
hatalardan ders
almiyorlar. Benzer olaylar ikinci dünya savasindan önce Almanya'dada
yasandi. Halbuki
olaylara böyle basit bakmamak gerek. Simdide ayni seyleri yapip kin ve
öfke yaratiyorlar.
Batida kürtler linc ediliyor, kimin umrunda? Bir kürt sanatcinin kürtce
sarki söylemesine
karsi cikinlar ve bu ülkeyi cok sevdigini zanneden kafalar ingilizce
yada ispanyolaca müzik
esliginde kivirtmayi iyi biliyorlar.
Metrepoldeki kürtler zaten zor
kosularda yasamaya calisiyorlar
ve üstelik kendi topraklarini terk etmisler. Orada yardim elini
uzatacaklarini tam tersini
uyguluyorlar. Eger Almanlar 30 yada 40 sene önce buraya göc etmis
türklere ayni seyleri
yapsa, merak ediyorum ozaman bunlar kendilerini nasil hissedecek? Bu
kadar cifte standarlilik
ve iki yüzlülük nerede var? Kürtlere 90 yildir yapmadiklari yetmedigi
gibi ve yeni yeni yöntemlerle
onlari baski altinda tutup kölelestirmek istiyorlar. Allahin verdigi
dili yasaklamaya calisiyorlar.
Ama kardesliktende bahsetmeye utanmiyorlar. Onlarin kardeslikten ne
anladiklari ortada.
Kürtlerde bütün dünya halklari gibi esit haklara sahip olmalidir. Ama
bunu bazilari cok
görüyor.
Ayni seyleri siyasetciler icinde söyleyebiliriz. Onlarin görevi istikar
saglamak ve
kisaca var olan sorunlara cözüm üretmek. Ülkenin uzun vadece gelisimine
yardimci
olmak ve minimumdan maksimumu cikarmak. Ama bunlar enerjilerini hep
baska
seylere harciyorlar. Sözde ülkeyi yönetenler bile bu zavalli hale
düsüyorsa, normal
insanlardan ne bekliyorsunuz? Ne yazikki bu kan davasina dönen bu sorun
böyle
zihniyete sahip insanlarla cözülecegi hic görünmüyor. Türkiye'de
sorumluluk
alacak, soguk kanli cok az insan var. Yani liberal ve demokratlarin
sayisi yükselmedikce,
birileri bu uyuyan insanlari çimdiklemedigi sürece bu böyle gidecek ve
hep caresiz
olanlar zarar görecek. Dünyadan iyilerin sesi yükselmedikce kötüler hep
onlarin
sirtindan kazanacak.
Bir kürt sorunu var ve cumhuriyet tarihinden beri cözülmeyi bekliyor.
Ama geldigimiz
duruma bakin. On yillardir bir arpa boyu bile yol sarfedilmedi. Ne
hükümetler geldi
gecti. Ama sistem hep ayni kaldi. Hep ayni yöntemlere bas vuruyorlar.
Buda sorunu
daha cok cikmaza sokup büyütüyor. Artik bu keci inadindan vazgecmenin ve
gecmisle yüzlesmenin zamani gelmistir. Bu yaranin "operasyona" ihtiyaci
var ve
kasimaya degil. Teshisi konuldu ungulamayi bekliyor. "Terör" diyerek,
parti kapatmakla,
tutuklamalarla ve askeri operasyonlarla bu sorun cözülmez. Ispati var.
30 senedir bunlar
denendi ama basari saglanmadi. Insanlarin daha cok kan ve göz yasina
tahamülü
kalmadi. Birakin insanlar bu ölümcü dünyada bir kac gün huzur icinde
yasasin.
Lütfen artik herkes üstüne düsen görevi yapsin. Kim olursa olsun. Ister
gazetecei,
siyasetci, hukukcu, yada aydin olsun. Hepimizi bir olup baris icin
cabalayalim.
Dünyayi daha güzel günlere tasimaya calisalim.
Mehmet Bayar 23/07/2011
mail: masterdue@hotmail.de
Avrupa Yazarımız:
Mehmet Bayar
Dünya gündemi o kadar hizli degisiyorki, bir olayi analiz etmeden
hemen yeni birsey ortaya cikiyor. Daha bir kac ay öncesinde
wikileaks skandali gündeme bomba gibi düsmüstü. Simdi
ise süphesiz arap ülkelerindeki ayaklanmalar yazilip ciziliyor.
Bir üniversite ögrencisinin Tunus'ta kendini yakmasiyla baslayan
ayaklanmalar bir kac gün icinde ilerlemis teknoloji ve daha
dogrusu iletisim araclarinin yardimiyla diger arap ülkelerine sicradi.
On yillardir halklarini sömüren, kendi hegemonyalarini kuranlar
ve aile sirketleri gibi davrananlar bu sistemin sonsuza kadar
sürecegini zannettiler. Ama planlari halkin gösterdigi iradeyle
biraz gecte olsa alt üst edildi. Cünkü o yasam kosullarina bu
kadar dayanmalari zaten bir mucize. Bir daha kolektif ve
tekligin arasidaki farklar ispatlandi.
Düsününün bir asir insanlari tüm haklarindan mahrum edeceksin.
Ister siyasi, ekonomi, sosyal yada kültürel olsun ve sonrada sana
karsi geldiklerinde, yada seni istemediklerinde o koltuga babanin
maliymis gibi yapisik kalacaksin. Cünkü böyle tipler lüks hayata,
güc sahibi olmaya, itibar görmeye alismislar. Her laflari emir
gibi gecenler, bir anda sifira inmeyi hazmedemiyorlar. En kötüsüde
dünyanin onlara kalacagi ve ölümün var oldugunu bile unutuyorlar.
21. yüz yilda bile böyle bir zihniyet var oldukca dünyanin gelecegini
hic iyi görmüyorum. Durum böyle olunca "Hayvan" aleminden farkimiz
ne? Güclünün zayifi, akillinin cahili, zenginin fakiri, kurnazin safi ezdigi
bir yasamdan ve bunun Darvinizmden farkli olmadigindan bahsediyorum.
Dünyada var olan dengesizlik gittikce büyüyor. Bir tarafta fakirin
sirtindan kazanan ve refah icinde yasayan sanayi ülkeri, diger bir
taraftanda aclik yada sefaletle bogusan devletler yada kitalar.
Buda bana su lafi hatirlatiyor. Fakir zenginin karsisina cikmis ve
demis: "Ben fakir olmasaydim, sen zengin olmazdin." Illede
bazilarinin boluk icinde yasamasi icin, digerlerinin fedakarlikmi
yapmasi gerek? Insanlar kurbanlik koyunmu? Bu dünya hepimize
yetmiyormu? Bizim en büyü ksorunumuzda kendilerini bile yönete-
meyenlere bizi yönetmeleri icin verdigimiz sonsuz hareket özgürlügüdür.
Bunlarda halki uyutup kendi cikarlarinin pesinde kosuyorlar. Iktidara
gelenlere bu bir hastalik gibi bulasiyor. Ama ilk defada bazilarini bir
hastalik rahatsiz etmiyor tam tersi hic iyilesmek istemiyorlar. Dogru
teshis konulmamasi icin basvurduklari bazi araclarda var tabiki. Mesela
kendilerine yandas olan medyayi onlarin yaptigi siyaseti övmek icin
kullanmak , yada secimden önce yapay olarak enflasyonu yada issiz
oranini düsürmek. Bunlarin yaninda bölgesel bagimli enstrümanlarda var.
Isin ucunda rant, güc oldumu, kafalari tikir tikir calisiyor. Ama islerine
gelmeyen seyleri düsünmek bile istemiyorlar. En iyi örnek AKP'nin yaptigi
son hamle. Gelecek secimde kürtlerin oylarini almak icin Erdogan ta
Almanya'ya kadar kurmaylarini kirli planlar icin Siwan Perwer'in yanina
gönderdi. 8 senedir iktidarda olan ve 35 seneden fazladir sürgünde yasayan
AKP'nin aklina simdi Siwan geldi. Bir tarafta acilim diye bir oyun ortaya atan
AKP, diger taraftanda kürtlerin hakli isteklerine kulaklarini tikayan AKP. Bu
partiye ve onu savunanlara sunlari sormak gerekir: Niye yüzde on barajini
indirmiyorsun? Niye bir taraftan kendi elinle devlet televizyonunda kürtce
bir kanal aciyorsun ve diger taraftanda kürtlerin bayragini sansürlüyorsun
ve diger kürt yayin kuruluslarina saldiriyorsun? Sen secimlerde o kadar para
harcarken, niye BDP'ye hazineden yardim cikmiyor? Referandumdan
önce söz vermene ragmen niye darbecileri hala yargilamiyorsun? Hizbullahcilari
niye serbest biraktin ve kürt siyasetcilerini niye iceri tiktin?
Anadilde egitimi ve
demokratik özerkligi redettigine göre, kürt sorunun cözümünde projen nedir?
Yillardir tas attiklari icin hapishanelerde cürüyen cocuklarin durumu ne olacak?
Tek bayrak, tek millet, tek dil diyerek sorunlari nasil cözeceksin? Kürtler esit
yurtaslar gibi yasamalari icin illede rahmetli Ahmet Kaya gibi insanlarimizin
bedel ödemesimi gerek?Bu sorular böyle devam eder, ben burda bitiriyorum,
cünkü yazmaktan parmaklarim agrimaya basladi.
Bir kurum/örgüt seffaf olmadan ve halkin güvenini kazanmadan uzun vadeli
hic bir zaman basarili olamaz. Ama ne yazikki Türkiye'de bir adim ileri atan
ve bes adim geriye atarken tökezlenen, kan ve göz yasi üzerine siyaset yapan
liderler var oldukca, AKP daha cok secim kazanacak. Erdogan kendisi bir dafa
belirtmisti, allah herkese böyle muhalefet nasip etsin diye. Tabiki bizimde
eksiklerimiz ve hatalarimiz vardi, bunun bir örnegide elestirilme kültürünün
bizde yagin olmamasidir. Biz elestiren, ama elestirilmeye sevmeyen bir halkiz.
Ama elbette kürtlerde bir gün özgürlüklerine kavusacaktir. Bizim temenimiz
insanlarin ölmemesi, baris ve kardeslik icinde yasamasidir.
Mehmet Bayar 26/02/2011
Denge
Dünya dengelerini suan dört güc belirliyor. Bana göre bunlar Amerika
Birlesik Devletleri (ABD),
Avrupa Birligi (AB), Rusya ve Cindir. Bu tabloda göze carpan en önemli
sey bu hegemonyalarin
arasindaki iliskilerdir. ABD'nin dünyadaki rolu önemli ve etkisi
süphesiz büyüktür. ABD'nin bazi AB
ülkeriyle iyi iliskileri vardir. Bunlarin basinda Ingiltere geliyor.
Bununda tarihsel bir nedeni var, cünkü
ABD'nin suanki pozisyonunda eskiden Ingiltere vardi. Ingilizler eskiden
cok güclü bir Ekonomiye
sahipti, mesela sanayilesme burda baslamistir. Suan ortadoguda var olan
Israil ve Filistin
arasindaki catismalarin inglizlerin eskiden aldiklari kararlarla
baglatisi vardir. Rusya ve Cin'de
birbirlerine cok yakindirlar, bunuda belirtmek gerekir. ABD son yillarda
zayifladi. Bu 11 Eylül 2001
yilinda ikiz kulelere yapilan saldiriyla basladi. Bunu Irak ve
Afganistan savaslari takip etti. Yaralarini
sarmak icin Amerika kisa vadeli büyük miktarda paralar harcadi. Ama uzun
vadeyide unutmamak
gerekir. Bunun diger bir boyutuda dünya genelinde itibarinin zedelenmesi
oldu, cünkü Irak gibi
bir ülkede hala istikrar saglanmamis. Bunun son örnegi hükümetin
secimlerden aylar sonra
kurulmasi oldu. Kafalarda var olan bir diger soru isaretininde düsman
ilan ettikleri sahislari hala
"yakalamamis" olmalari.
Tuhaf olan bir diger unsur ise ayni zamanda Cin'in büyümesi oldu. Bazi
uzmalara göre Cin'in
Gayri safi yurtiçi hasılasi en gec 2020 yilinda ABD'ninkin üstüne
cikmasi bekleniyor. Cin
hem Amerika'ya ihracat yapiyor hemde yaklasik 900 milyar dolar alacagi
var. ABD'nin bu
astronomik olan borcu kapatmasi icin acilen büyümesi lazim, ama suanki
durumu bunu
imkansiz gösteriyor. Asil tehlikeli olan bu iki sistemin birbiriyle
örtüsmemesi. Bildiginiz gibi
Cin devleti komünist bir hükümet tarafindan yönetiliyor ve ABD'nin
basinda suan Obama'nin
liderlik yaptigi demokrat parti var. Yani aslinda bir tarafta barut ve
diger taraftada ates var.
Bunlarin bir araya gelmemeleri lazim. Tabiki ABD on yillardir sahip
oldugu bu imtiyazi savunmasiz
baska bir güce devretmiyecektir. Iste benim icinde telike burdan
kaynaklaniyor. Bir tarafta bir
miyar 350 milyona sahip nüfusa sahip ve dünya üzerindeki etkisini
artirmak isteyen bir güc,
diger taraftada ister askeri ister teknoloji olsun dünyada kendisini
ispatlamis, söz sahibi olan ve
bunu devam ettirmek isteyen bir diger güc.
Avrupa'daki durumda icler acisi. Yunanistan, Irlanda ve Portekiz gibi
ülkeler borclarla bogusuyor.
Bu devletlerin acigi almis basini gidiyor. Bazilari bunu Euro (Avro)
para birimine bagliyor.
Aslinda bu para biriminin dokuz sene önce piyasaya sürülmesinin
arkasinda siyase nedenler
var. Mesela Almanya Mark gibi sabit bir paradan neden vazgecti ve
halkinin cogunlugunun
istemedigi Euroyu niye kabul etti? Bileceginiz gibi ikinci dünya
savasindan sonra Almanya savasi
kaybettigi icin iki parcaya ayrildi. Bunlar BRD (Bundesrepublik
Deutschland = Almanya
Federal Cumhuriyeti) ve DDR (Deutsche Demokratische Republik =
Demokratik Almanya
Cumhuriyeti) dir. Bu iki parca 3 Ekim 1990 yilinda resmen birlestirildi.
Bunun hayata
gecirilmesi icinde Almanlarin Marktan vazgecmeleri gerekiyordu. En büyük
baskiyida
Fransa uyguluyordu. Avrupa Birligine üye ülkeler Euroyu piyasaya sürmek
icin bazi
sartlari yerine getirmeleri lazimdi. Bunlar mesela düsük enflasyon orani,
düsük faizler
gibi faktörlerdi. Yunanistan Euro bögesine girmek icin bazi ABD
bankalarinin yardimiyla
sahte istatikleri Avrupa Komisyonuna sundu. Ama suan zorluklarla
bogusuyor. Iflasin
esiginden diger üye ülkerin yardimiyla döndü. Toplumsal huzurluluk bu
ülkede her gecen
gün artiyor. Asilnda Avrupalilar Euroyla Dolara bir rakip yaratmak
istediler. Ama aralarindaki
farkliliklari göz ardi ettiler. AB'ye suan 27 ülke üye. Bunlarin
arasinda iletisim
sorunu var, cünkü bunlar ABD'de oldugu gibi hepsi sadece bir dile sahip
degil. Farkliliklar
kendini sosyal, kültürel, ekonomik alandada gösteriyor. Bazi organlari
olmayan ve diger
organlarida yanlis yerlerde olan bir insan vücudunu düsünün. Böyle bir
insanin hayatta
kalmasi biraz zor gözüküyor.. Euroya sahip ülkelerde suan buna benzer
bir durumda.
Gel gelelim bizi en cok ilgilendiren konuya, Türkiyede var olup bitene.
Ekonomi acisindan
Türkiye son yilarda gercektende büyüdü. Ama önemli olan hangi kesimin
büyümesi.
Zenginler dahadami zenginlesti yada fakilerin sayisi cogaldimi, bunu
bilmek lazim.
ABD'de baslayan ve diger kitalara sicrayan Finansal krizde Türkiye en az
etkilenin
ülkelerin basinda geliyor. Zaten bunu Erdogan gittigi her mitingdede
belirtiyor. Bilmem
AKP döneminde kac tana hastahane yapildi, kac kilometre yol dösendi
vesaire. Sanki
bunlari kendi cebinden verdigi parayla yapiyor. Simdide tuturmuslar
Yüksekova ve Cizre'yi
Il yapacagiz diye. Bu kalkinmak icin iyidir diyorlar. Tabiki bunun
arkasinda siyasi nedenler
yatmiyor. Ama ihmal ettikleri bazi seyler var. Mesela
Midyat'lilarda cikip sormazlarmi,
bizim bu ilcelerden neyimiz eksik diye? Iste Allah izin verirse Selhe'de
yakinda belde olacak.
Eger sorunlar ilceleri il yapmakla cözülseydi, Kürt sorunu suan var
olmazdi. Eger zihniyet
degismezse, isterlerse Hakkari Türkiye'nin baskenti yapilsin, neye
yarar?
Ama halada ayni sistemde israr ediyorlar. Halada anlamak istemiyorlar.
Cumhuriyet'in
kurulusundan beri kürtleri "türklestirmek" icin denemedikleri yol
kalmadi. Din, askeri...
Yillarca kürt realitesini inkar ettiler, kürtceyi yasakladilar, kürtleri
zindanlara attilar/atiyorlar,
göce maruz biraktiklar. Ama halada bu halkin ayakta oldugunu görmek
istemiyorlar.
Kendi halklarini medyaninda yardimyla kandirdiklari gibi, kürtleride
böyle basit oyunlara
getirmek istiyorlar. Ama devir degisince onlar saatlerini geriye alip,
zamani durdurmak
istiyorlar. Ama elbet bir gün gercekler ortaya cikacak ve bakalim o
zaman nasil hesap
vercekler.
Sonuc: Dünya gengeleri hizla degisiyor, ama Türkiye'de kürtler acisindan
degisen hic
birsey yok. Bunu sizce kim degistirebilir: AKP, CHP yada MHP mi?
Not: Xwendewanin brez, biborinin go nivisamin bi tirkiye.
Slave germ ji we hemuyanre, bimenin di xwesiyede. Ez ji nahawe sersala
wa yanu
pirozdikim. Bi hewiyan salen gelek xwes.
Mehmet Bayar
25/12/2010
Türkiyede gündem cok hizli degisiyor, zaten türk medyasinin merkezli
oldugunu hepimiz biliyoruz. Fethullah Gülen yada Aydin Dogan' a ait
olan yayin kuruluslarindan tutun, cogu ayni. Hepsinin ortak bir
özelikleri var,genelde gercekleri gizlemek, konu bir hassa kürtler
oldumu bunu büyük bir zekle yapiyorlar.Amaclari halki kiskirtmak
ve daha fazla rant elde etmek.Daha bir süre öncesinde CHP' nin eski
genel baskani Deniz Baykal' in istifasina yol acan kaset olayi vardi.
Onun yerine gececek ismin kim olacagi günlerce tartisildi.
Sonuc o kadar sürpriz olmadi ve yerine "Gandi" Kemal dedikleri
"Gundi" Kilicdaroglu gecti. Birden Türkiye'de baska bir hava
esmeye basladi, halkin büyük bir bölümünün icinde yeni umutlar ve
istekler dogdu. Tabiki buda "kürt acilimindan" dolayida kan kaybeden
AKP hükümetinin isine yaramadi. Yapilan anketlerde Kilicadaroglu'nun
CHP' nin basina gelmesiyle oylarinin artigi tespit edildi. (
Hatirlayacaksiniz bir yazimda CHP'nin daha fazla oy alamamasinin
sebebi Deniz Baykal kisiligidir diye belirtmistim).Simdi bu kaset
olayinin arkasinda kimin oldugunu sorarsak akla onlarca senaryo gelir.
Her biride bir film yapacak nitelikte. Bunun ana nedenlerden biride
Türkiye' de bir gruplasmanin olmasi.Fethullahcisi, Solcusu, Sagcisi,
Ulusalci, Kemalisti, Milliyetcisi,Ergenekoncusu vs. ne ararsan var.
Gruplasmalara yol acan sepeblerden biri Türkiye'de egitim seviyesinin
düsük olmasi ve bu yüzden insanlarin kolayca yönlendirilmeleri.
Bunlarin basindakilerin ortak bir özeligi var, güc sahibi olmak. Bunu el
elde de etmek icin yapamayacaklari sey yoktur. Iste bu güc ve prestij
kavgasi yüzünden, insanlar olaylari analiz etmekte zorlaniyor. Bilgi
kaynalari kisitli oldugu icin, bu isi dahada cikmaza sokuyor. Iste
bu gruplasma ne yazikki hemen hemen bütün kurumlarda var.Bürokrasiden
tutun, TSK, emniyet ve üniversitelere kadar.
Tam bunlar olurken Erdogan hökümetinin imdanina Israil' in kendi
kalesini gol atma olayi yasandi ve gündem bir anda AKP' nin alehine
iken lehine dönüstü. Israil Erdogan' in eline sov yapmak icin bir
firsat verdi. Arap ülkelerinin Israil' e karsi yapamadiklarini
Erdogan islam dünyasinda daha popüler olmak icin bunu bir arac olarak
kullanmak istiyor. Bir diger taraftanda Israil ve ABD' ye ne kadar
bagimli olduklarini unutuyor türk hükümeti. Sadece askeri alanda
Türkiye ve Israil arasinda milyar dollarlarca anlasmalar var.
Siyasette büyük bir etkisi olan TSK tabiki bu anlasmalarin iptaline
yanasmayacaktir ve buda Erdogan' in Israil' e karsi geri adim atmaya
mecbur edecektir. Simdi o daglari bombalandiklari ucak ve helikopterin
cogu Israil, Fransa yada ABD' den alinmistir. Ortadoguda yeni bir
strateji belirleniyor,bir taraftan Iran' la ortak hareket eden Türkiye
ve diger tarafta ABD ve Avrupa ülkekerinin destegini alan Israil.
Gelecek zamanda Türkiye' nin tutumu netlesecektir,anlayacaginiz
simdi Türkiye acisindan bir ikilem yasaniyor.
Erdogan ve kurmaylari Filistinlilere avukat olacaklarina, önce ülke
icinde olan sorunlara bir cözüm bulsun. Süphesiz bir halka yapilan
baskiyi ve zulmü kinamak gerekir, ama ülkende o kadar olumsuzlukar
varken tüm enerjini dis sorunlara harcarsan bir yere varamazsin.
Nerde senin kürt acilimin Mr. "one minute" ?AKP döneminde kürtler
lehine neler degisti? Catismalar bitti mi? Hayir, operasyonlar
simdi daha siddetli yürütülüyor.Peki ölenler kim? Hepsi fakir ve
orta sinif insani.Bir basbakanin, bakanin, millervekilinin yada bir
medya patronun oglu simdiye kadar hic sehit düstümü? Tabiki hayir,
onlarin yapacaklari daha önemli seyler var, mesela Amerikalarda
okumak yada babalarinin sirketlerinin basina gecmek. Hayati yasamak.
Birakin baskalari vatan icin ölsün.Nasil olsa "Sehitler ölmez vatan
bölünmez" gibi kavramlarla gencecik insanlari kandirmak kadar basit
birsey yoktur. Ya peki gözaltilar bittimi? Hayir, elleri
kelepcelenerek ve siraya dizilerek halk tarafindan secilen belediye
baskanlari ve parti yöneticileri hic bir gerekce olmadan tutuklandi.
AKP'nin bu kiyagini unutmayalim, güzel hatira fotograflari ortaya
cikti ve bu olay sayesinde Diyarbakir sokaklari afislerle süslendi.
Koruculuk sistemi kalktimi? Niye kalksin söyle niye? Onlar köylerini
düsmandan koruyor, bundan daha dogal birsey varmi? Kardes kardesi
vurmus, kime zarari var? Kendilerinden baska. Okumus insanlar, kendi
kararlarini kendi verirler. Gelecek icin birsey yapildimi? Yapilmaz mi
yüzlerce kürt cocugu zor yasam sartlarina alismalari icin simdiden
hapishanede agirlaniyorlar yada tecavüze maruz kaliyor. Cocugum
devletin memurina nasil tas atarsin? Devlete karsi boynun kildan daha
ince olacak, seni öldürse bile sesini cikarmayacaksin, bunu okulda
sana ögretmedilerimi? Ve daha nice "güzel" cevapli sorular.
Ama genede AKP' nin hakini yemeyelim TRT ses diye bir kanal actilar
bize, karsilgindada Roj TV' yi kapatmak istediler, hepsi iyiligimiz
icin. Onlar herseyi daha iyi biliyor, insanlarin hangi kanali
izleyecegine kendileri degil, devlet karar verir, iste demokrasi
budur. Hersey halk icin, gördünüz Kilicdaroglu partisinin kurultayinda
bile fakir halka saygisindan krvat bile takmadi, 500 TL' lik gömlek
giymisse buda halki düsünmesindendir.Yakisikli görünmesi lazim.Halk
cirkin bir lideri ne yapsin? CHP iktidara geldiginde fakirlik,
issizlik bitecek, huzur gelecek, herkes mutlu olacak.Ya peki bu nasil
olacak? Sihirli degnek varya, daha ne istiyorsunuz? Bizde veririz
bizi herseyden daha cok seven ülkücü kardeslerimizle elele, gel
keyfim gel. Ama yok öyle kürtce konusmak oldumu lo? Bir dilden
fazla bilmek insanlara zararli, insan unutkan oluyor. Bak onlarin
sayesinde ne güzel türkece yaziyorum, bilmeyende ögrensin. Kürtce
yazmasini ve konusmasini bilsen sanki birsey mi degisir? Türkce
bilmek, konusmak ve Türkiyede yasamak bir onurdur. "Ne mutlu türküm
diyene" demek herkese nasip olmuyor.Begenmiyorsan "Ya sev ya terk et"
kardesim. Bazi ülkücü kardeslerimizin bir özeligi var 20 yasina
geldiklerinde ya kilo aliyorlar, yada birden rahatsiz oluyorlar,
fiziki acidan bir silahi kaldiracak güc bile kalmiyor, ordunun
basina bela olmamak icin askere bile gitmek istemiyorlar,
baska kim bu iyiligi yapar?
Anlayacaginiz uzatmayalim sifira sifir elde var sifir.Bu sistem ve
zihniyet oldukca biz daha cok birbirimizin canini yakariz, türk ve
kürt arasinda kan davasina dönüsen bu kirli savasta zor biter.
Herkesin duyarli olmasi gerek, dilegimiz artik insanlarinölmemesi ve
kardesce bir arada yasamasidir. Insanlarin gözleri para ve güc elde
etmek icin kör olmus, bu yüzden dünya onlara dar geliyor. Bir cani
Allahin verdigi ve sadece Allahin alacagini unutuyorlar. Iran
islamdan bahsederken, diger taraftanda kürtleri sokak ortasinda asiyor
Bu kuranin nersinde yaziyor? Bumu adalet, bumu insanlik? Globalesen
dünyada herkes oportünist olmus, herkes kendini düsünüyor.Daha güzel
bir yasam icin, alcakca oyunlar oynaniyor. Güven diye birsey kalmamis
dünyada. Yazimi burda bitirmeden önce hepinize selamlarimi iletiyorum.
Mehmet Bayar 03/06/2010
Sevgili Selhelilier
Bugünki yazimda Türkiye’nin Avrupa Birligine adayligi üzerinde durmak
istiyorum.
Bildiginiz gibi Avrupa Birligi ikinci dünya savasindan sonra, yani
atmisbes sene
önce ekonomik bir birlik olarak kuruldu. Simdide yaklasik 700 milyon
nüfusa sahip
bir topluluk, gectigimiz yillarda büyüdükce büyüdü.
Hem cografi, hem sosyal hemde ekonomi acisindan son yillarda büyük
adimlar atti.
En son projeleri dünya genelinda saglam bir para olarak görülen dollara
rakip olacak
Euroyu bir kac sene önce piyasaya sürdü. Simdi Euro 22 ülkede resmi
olarak kullanilan
bir para birimi.
Türkiye ile cogu Avrupa birligi devletleri arasindaki farklara deginsem,
sadece siyasi acisindan baksak Türkiye’nin Avrupa birliginden cok uzak
oldugunu görmüs oluruz.
Bir baska örnekse Türkiyede var olan „hukuk“ sistemi. O kadar karma
karisik o kadar
ters ki neyin ne oldugu, hangi kurumun hangi yetkiye sahip oldugunu
anlmakta
insan gercekten zorlaniyor.
Bir diger olaysa askeriyenin siyasete karismasi, demokrasi sistemiyle
yönetilen hic bir
ülkede bunu göremezsiniz.Pakistan gibi bir ülke bile darbeci Müsereff‘ten
kurtuldu.
Böyle bir adim atmayi basardi.Halbuki Genelkurmayin yada Tsk’nin görevi,
fonksiyonu
baska, onlarin yapacagi en son sey siyasete müdahale etmek. Ama ne
yazikki dört tane
darbe yaptiklari onlara yetmiyor.
Türkiye ise reformlarda bir kaplumbagadan daha yavas ilerliyor. Nasil
gelissinki
onlarin ugrasacagi daha cok önemli seyler var, mesela meclisi arada bir
boks ringine
dönüstürmek, bu ülke sorunlariyla ilgilenmekten daha zevkli. Sözde
millentin vekilleri,
okumus insanlar bile bunu yapiyorsa, cahil, yada okumayan insanlar ne
yapmasin?
Avrupa Birligi seviyesine cikmak icin Türkiyede ciddi seylerin degismesi
lazim.
AKP bunu basarabilirmi diye kendimize sormamiz lazim.Ve bunuda zaman
gösterecektir.Ben onlarin yerinde olsam biraz acele ederim,cünkü sunun
surasinda
secimlere bir bucuk seneden az zaman kaldi.Iktadarda olduklari zamandan
beri
ellerindeki olan firsati ne yazikki iyi degerlenmediler ve bunun
gelecekte
degiseceginide hic sanmiyorum.
Sonuc:Türkiyede Avrupa Birligine aday olacak olgunluk daha yok.Ergenlik
caginda suan.Onlarin yerinde olsam tekel iscilerinin sorunlarini cözerim
önce, yada insanlara esek etini satan „öküzleri“ engellerim.
Gotina roje: Aqle sivik bare girane
Mehmet Bayar
Ekleme Tarihi :
20:02:2010
Sevgili okuyucular, Konu: Gündem
son günlerde
yasanan olaylari ve kürtler üzerindeki baskilari hayretler icinde
izledim ve Türkiyede cumhuriyetin kuruldugu tarihinten beri uygulanan
sistemin Akp'nin yedi yildir iktidarda oldogu dönemdede degismedigini
görmüs
olduk.Benim deyimime göre Türkiye yaramaz bir cocuk gibi ve ona terbiye
verecek kisilerin görülmemesidir, yada hala olmamasidir.Bu cocuk hergün
yaramazliklar yapiyor, ama bunu engeleyecek babasi yada annesi
gözükmüyor,
daha cok onu bunlari yapmaya ve kendi cikarlari icin yönelten kisiler
var.
Hergün olay üstüne olaylar yasaniyor.Bu ülkede onlarca ciddi sorun var,
kürt sorunundan baslayalim ve alevi, demokrasi, issizlikliz gibi
sorunlarla
devam edelim.Yani sosyal,kültürel ve ekonomi boyutdada cidi sorunlar
yasaniyor.Zaten siyasi olan sorumlarin cogu birbiriyle baglantili eger
bir
tanesi cözülürse tabiki digerlerinin üzerinde positif etkisi olacaktir.Iste
bu
sorunlari ortadan kaldiracak cözümler üretilmelidir ve ne yazikki bu
suan
görülmüyor.
Benim önerim mesela bu tür konularda kendini gelistirmis,olaylari iyi
analiz eden „akilli adamlardan“olusan komisyonlarin kurulmasidir,mesela
profesörler,sanatcilar,yada aydinlar olabilir.Zaten her agizdan bir ses
ciksa
hicbir ilerleme saglanmaz Ayni misal futboldan anlamayan birinin yorum
yapmasi gibi.Türk Medyasina bakiyorsunuz, ama ne medya var gözlerim
yasaracak simdi herkes siyaset bilimcisi ve yorumcu olmus. Örnek
Almanyada ekonomide kendini bu dalda ispatlamis bes profesörden
olusan bir komisyon var,bunlar her bes senede bir hükümet tarafindan
ataniyor ve bunlarin ana görevi ekonominin durumunu gösterecek raporlar
yazmak,devleti ve kamoyununu bilgilendirmek. Ekonomide dengelerin
saglanmasinda bu önemli bir faktör.Bu halkin güvenini kazanmaktada
önemli
bir rol oynuyor,sadece psikolojik acisindan bile bu insanlari rahatliyor,
cünkü gözleri arkada kalmiyor ve ekonominin en emin ellerde oldugunu
düsünüyorlar.Iste bu olay bile Türkiye ve demokrasinin oldugu ülkelerin
arasindaki farki gösteriyor.Güvesizlik siniri coktan asmis.
Demokrasiden bahsederken bu türkiyede simdi ihtiyac duyulan en önemli
sey.Ve ne yazikki demokrasi askeri darbeden kalma bir anayasayla ve
demokrat
olmayan bir basbakanla gelmez.Halbuki Akp'nin elindeki firsat son yirmi
otuz
yila baktigimizda hic bir hükümette olmamis.Cumhurbaskani bile o
partiden
yüzde bilmem kac oy almislar,mecliste ücyüzden fazla vekili var
sorunlari
cözmek icin daha ne bekliyorlar anlamis degilim.Son yedi yila
baktigimizda
tabiki bazi degisimler olmus,haklarini yemeyelim,ama bana göre bunlar
yeterli
degil.Simdi diyeceksiniz bu ülkenin bütün yükü bu partide,dogrudur,cünkü
a
namuhalefet görevini yapmiyor,tam tersi sorunlarin bitmemesi icin ciddi
bir caba icerisinde.Bana göre muhalefetligi yapan mecliste sadece bir
parti
vardi (yada var),buda yirmibir milletvekilili.DTP'ydi,yada simdiki yeni
adiyla
BDP.Demokrasi ve Toplum partisinin kapanisinin ve Ahmet Türk gibi
degerli
bir siyasetcinin yasaklanmasinin yanlis bir karar oldugunu belirtmekte
yarar var.
Eger 21.yüzyillda iki milyondan fazla oy almis ve belirli bir kesimi
temsil eden
bir parti kapaniyorsa bu bile sorunun ne kadar ciddi oldugunu ve bu
ülkenin
demokrasiden cok uzak oldugunu ve cekememezligi gösteriyor.Ama sunuda
kendimize sormak lazim sadece dogu ve güneydoguda an az elli
milletvekili
cikaracak bir partinin nasil olurda sadece 21 milletvekili cikarir bimek
lazim.
Bu DTP'yi bu konuda elestirdigim anlamina gelmiyor, bu on yillardir
sistemin
etkisinden kalmis iradesiz insanlarin bizim bölgede cok oldugunu
gösteriyor.
Bu zaten sistemin bir parcasi ordaki insanlari cahil birakmak özeliklede
bundan
eski nesil ciddi bir sekilde etkilenmistir. Kapatilan son bes alti „kürt“
partileri
büyük bedeller ödemislerdir,hic bir partinin yapmadigi fedakarliklari
göstermislerdir
ve halada bu halki icin ellleriden gelen herseyi yapmaya calisiyorlar,bizim
görevimiz
onlari yalniz birakmamak ve destek olmaktir.Bu her onurlu kürdün
yapacagi en dogal
sey ve en önemli olan hakini demokrasi bir anlayisla aramak.
Biz kürtlerde artik kendimizi gelistirmemiz lazim.Ulasal bir konferans
yapilacakti,
bunu bile yapacak hassasiyeti ne yazikki bazi gücler gösteremedi.Artik o
dört
devlettte cohunlikta yasayan kürtlerin aralaridaki kopuklugu
gidermemeleri
lazim.Tabiki simdi Kürdistan bölgesinde Saddam rejiminden sonra önemli
adimlar atilmis. Altyapi,üniversitelerin ve havaalanlarin yapilmasi
önemli
projelerdir.Irakin Cumhurbaskani yada disilislkiler bakani kürt olacak
diye
on sene önce kimin aklina gelirdi?Bilgi edindigime göre ellerinde
önümüzdeki
yillarda gerceklestirmek istedikleri önemli projeler var,ve bunlari
yerine gertirecek
kaynaklara zaten sahipler.Ama Kürdistan bölgesinin hükümeti bazi
olaylarda
cok passif kaliyor.Diger bölgelerde yasayan kürtler onlardan siyasi
acisindan
daha cok seyler bekliyor,cünkü onlarda ellerine girmis bu firsti iyi
degirlendirmeleliler.
Yarin ABD ordan gücleri tamamiyla cekse,o zaman büyük sorunlalarla karsi
karsiya kalabilirler,cünkü sii yada sünni temsilcileri onlari devre disi
birakmak
icin ellerinden gelenini yapacaklar.Umarim bu tür olaylara
hazirliklidirlar,tabiki
Türkiye ve Iran gibi devletler orayi kontröl altina almak icin bir
birlerilye mücadele
edeceklerdir.Ve ordaki kürt partilerinin yapacagi en önemli sey halka
zaran verecek
etkenlerden uzaklasmaktir,umarim kendi sahsi cikarlarini gecmistede
oldugu gibi öne cikarmayacaklardir.
Daha önceki bir yazimdada belirtmistim örgütlenme bir halkin arasindaki
sorunlari
gidermek icin cok önemlidir.Bu ev, köy, kasaba ve sehir diye devam
eder.Mesela degerli selhelilerimizin Istanbuldaki kurduklari dernek
gibi,allah onlardan razi olsun.Iste
bu hiyerarsinin sorunlarin cözümde hangi katkisi oldugunu iyi anlamak
lazim.
Bu vesiyle yeni yilinizi biraz gecte olsa kutlar ve size sagikli,huzurlu,mutluluk
ve basarili dolu yillar dilerim.Hersey gönlünüzce olsun.
Mehmet
Bayar
Ekleme Tarihi :
9/01/2010
|
Milleyetçilik daha doğrusu türk milleyetçiliği almış başını
gidiyor.Nereye baksan ayni şeylerson
Bursaspor ve Diyarbakırspor maçında bunu bir daha gördük ve yazıklar
olsun böyle zihniyete
dememize tekrar neden oldu.Maça gidiyorsun yani sözde takımını
destekliyeceksin ama işin içine siyasetikarıştırıyorsun ve ağza
alınmayacak küfürlerle Diyarbakır taraftarlarına saldırıyorsun.Siz
daha bir futbol takımını çekemiyorsunuz.Kürtler üzerine hergün yalan
haber yayınlayan bir kanalınhaberspikeri kalkmıs Diyarbakırspor
forması giymis,kürtlere şirin görünmek için.Halbuki kendini böyle
milliyetçi gösterenlerinin çogu daha milleyetçiliğin ne oldugunu
bile bilmiyor.Ya peki son günlerde camilere asılan mahyalara ne
demeli?Mesela ne mutlu türküm diyene gibi cümleler sanki bunu
yıllarcasınıflara girmeden önce söylediğimiz yetmiyormuş gibi.Yada
önce vatan gibi sözler amacınız ne sizin?Sonunda siyasete dinide
alet ettiniz ya pes doğrusu.
Son yirmi otuz yılda kürtler üzerinde oynanan kirli oyunlar
derinleştirildi,onlarin iyi niyetlerini,saflığını ve
cehaletlerini,(ki zaten bunda sisteminde suçu var) kullanıp önce
korucu sistemini uyguladılar.Doğu ve güneydoğu bölgesinde şuan
seksenbinin üzerinde korucu var.Şimdide anladılar işlerine artik
yaramayacaklar kurtulmak istiyorlar,bugüne kadar aklınız neredeydi?Illede
Bilge köyündeki katliamların olmasımı lazım?Sonra hizbullahı doğu ve
güneydoğu bölgesinde kullandılar,gördüler onlarin kontrolünden
cikiyorlar ve Iran istihbaratı onlara kendi çikarları için
yaklaşıyor,hemen yok ettiler. Böyle olaylar
yüzünden çoğu batı insanı neyin ne olduğunu bilmeden kürtlere
önyargıy ladavranıyor.Bunda türk
medyasinin etkisi süphesiz büyük.Bakalım ne zamana kadar kendi
insanını oyalacaklar.Bütün gerçekler elbet bir gün ortaya
çıkacaktır.Ellerinden geldikçe gündemi kretenizm konularla meşgul
etmek istiyorlar.
Bölünme korkusu sarmış herbir yanlarını,sanki bu dünya hepimize
yetmiyormuşgibi.Işlerine gelince biz kardeşiz demeyide ihmal
etmiyorlar.Tabiki bunun arkasında çıkarcı zihniyet yatıyor.Yaklaşık
onaltı yıl önce merhum Turgut Özal bu işi çözmek istedi ama ne
yazıkki ölümü sır oldu ve ölümünün arkasındaki gerçekler bugüne
kadar bile aydınlatılmadı.Demekki devlet istemeyince hakikat ortaya
çıkmıyor bunu susurluk kazasında ve Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırımın
aniden ortadan kaybolmasıyla kanıtlandı.Ve halada yaşıyormu yoksa
öldümü bilinmemektedir.Tabiki böyle olaylarının arkasındaki nedenin
derin devletin oyunlarının ortaya cıkmamasıdır.En son örnekde \"iyi
çocukların\" şemdinlide yaptlıkarı olay ve
deşifre edilmeleridir.
Tansu Çillerin iktidarda ve Mehmet Ağarın Emniyet müdürü oldugu
dönemde peş peşe kürt
işadamları ve aydınlar ortadan kaldırıldı.Ve ne yazıkki bu \"faili
meçhul\" cinayetler hala
çözülmedi,çoğunun cesedine ne olduğu bile bilinmiyor ve asitli
sulara atılan cesetlerin sayısı zaten belirsiz.Tarih boyuncu kürtler
hep kandırıldı şuan nüfusu yarım milyonu geçmeyen Lüksemburg gibi
daha nice devletler var.Neden kürtlerin bu duruma düştüğünü analiz
etmek istersek bizimde suçumuz olduğunu anlamıs oluruz.
Parlak bir gelecek için şüphesiz bazı şeylerin değişmesi lazım ve
benim için en önemli faktörlerden bazıları kuşkusuz
eğitim,örgütlenme,birlik ve beraberliktir.Birlikten kuvvet doğar
sözü boşuna söylenmemiştir.Bunu yapmak için disiplinli asimilasyon
ve zorluklara karşı savaşmaktır.Bunun en iyi örneği Israildir.Nüfüsu
çok az olmasına rağmen o kadar arap ülkelerine kafa tutup dünyada
söz sahibidirler.Zaten bunu istediklere zaman Filistin topraklarına
ve daha doğrusu Gazeye saldırarak kanıtlıyorlar.Onların para
gücünden zaten bahsetmeye gerek yok,çünkü yahudiler dünya tarihinde
para açısından hiç zorluklar çekmemişler ve en bunu iyi şekilde
değerlendiriyorlar.Mesala kürt asıllı Selahaddin Eyubi bile oniki
yüzyılda çok zengin bir yahudiden borç alıp
ihtiyaçlarınıkarşılamasıdır.Halbuki
tarihe baksak nerden nereye geldiklerini anlayacagiz.Almanyada
Hitler dönemindeçektiklerini göz önünde bulundurursak,nasıl kısa bir
zamanda toparlandıklarını görmüş oluruz.Benim demek istediğim
insanların başaramayacağı şey yoktur yeterki istek ve irade
olsun.Kürt halkininda herkes gibi bir normal hayat yasamaya,kendi
dilini konuşmaya ve kültürünü özgür bir sekildeyaşamaya hakki vardir.Iste
bu amaclara ulasmak icin bizim duyarli davranmamiz lazim ve kirici
degil.Bilmiyorum yaniliyormuyum,ama birbirimizi cekemedigimiz cok
oluyor,hemde çogu zaman basit şeyler yüzünden,en üzücü olan tarafida
bu zaten.
Insanlar aya çıkıyor,bizse zamanımızı asılsız bize faydasi olmayacak
tartışmalarla geçiriyoruz.Halbuki birbirimize yardimcive destek
olsak hersey daha güzel olacak.
Beraber ve güzel günleri yaşamak dileğiyle hepinize selamlar.
Büyük kişilerin iradeleri, zayiflarin ümitleri
vardır : Yusuf altunkaya
Mehmet Bayar
23/10/2009
konu:"Sanat"
Selam Selheliler,
Biraz siyaset, ekonomi ve gurbetten bahsettik bugünde size elimden
geldiğince sanattan bahsedeceğim.
Bazen düşünüyorumda biz
neden değerlerimize sahip çıkmıyoruz diye.
Geçenlerde Şıwan Perwer'le yapılan bir röpörtajı okudum ve bu
düşüncelerimi tasdik etti.Biz neden kürt kültürüne emek verenlerin
kiymetini değilde iki yüzlü "sahte kürtlere" sahip çıkıyoruz.
Bunun en büyük örnekleride
Ibrahim Tatlıses ve Mahsun Kırmızıgül gibileri.
Ibo'ya bakarsaniz bir kürt oluyor bir türk bide arap.Kim parayı daha
fazla verse Ibo kendini o milletten sayıyor.
Ama sesinede diyeceğim yok
doğruya doğru.Bir tane albüm çıkarıyor genelde
albümünde sadece bir tane kürtçe şarkı bulunuyor.Mesela en
sonlarında rındamın ve şemameyi seslendirdi.
Ikiside ona ait değil.Rındamın
hepimiz biliyoruz Beytocanın bestesi ama genede Ibo
söyledimi biz üzerine attlıyoruz.Ibo'yu geçelim ya peki Mahsun
Kırmızıgüle ne demeli? Ahmet Kaya'nın linç edildiği gecede baş
aktörlerden biriydi.Bumu insan hakkları bumu kardeşlik Mahsun?
Zaten çektigi güneşi gördüm filminden hiç bahsetmek istemiyorum
doğrusu başka birşeyde beklemedim.
Dediğim gibi kürt sanatına hayat veren Hozanlarımiza, şairlerimize
ve dengbejlerimize
sahiplenmiyoruz.Mesela Şakıro yani Özcan Deniz'in amcasi sefalet
yokluk içinde Izmirde bir gecekondu içinde hayata veda etti.
Daha niceleri mesela Mirade
Kine, Ayse Şan, Mehmed Cizrewî,
Hesen Cizrewî, Kawîs Axa, Meryem Xan ve en sonda Aram Tigran.Bir
konserden sonra onunla tanişma firsatı buldum çok içten cana yakın
blr insandı.
Öyle havalı mavalı
değildi.Gerçek bir sanatçıydı burdan hepsine rahmet eylesin
diyoruz.Kürt müziği için şüphesiz büyük kayıplardır.Hiç
olmazsa hayatta olan değerlerimize sahip çıkalım.
Otuz dört yildir sürgünde yaşayan Şiwan Perwerle yapilan söyleşide
bir kaç cümle dikkatimi çekti şöyle diyordu: "Ben bir konsere çıkmak
için 5 bin Euro istediğim zaman arkamda kırk laf söylüyorlar.
Bana bunu yapan Kürtler,
Sezen Aksu’yu getirtip, 50 bin euro veriyorlar. Bir de, bir
sürü övgü diziyorlar. Hal böyle olunca konserler de verirler,
arkalarına 10 vokalist de
alırlar."Halbuki Şivan Perwer on sanatçıyı birden cebinden
çikarabilir.
Halepçeyi söyleyince
hepimizin tüyleri diken diken olmuyor mu? Recep Tayyıp Erdoğan
kürtçe bilmemesine rağmen onu
bile etkilemiş.(Bu beste rahmetli Tahsin Taha'ya ait).
Zaten Türkiyede Kum Kapıya ayak basan sanatçı oluyor bide geçenlerde
Mardinli biri çıkmıştı neydi ismi ha şimdi hatırladım çikita muzu
söyleyen Ajdar adam hemde mühendis üstünede birde klip çekmişti
kafasi daha doğrusu saç şekli gözlerimin önünde. Mardinli olduğuma
utandım gerçi
adam Ibodan daha cesaretliydi hiç olmazsa bir kaç tane kürtçe şarki
bile söyledi.
Gelecek defa bir albüm almak istersek iki defa düşünmekte yarar var.
Gotına roje: Feqir
çûn xwe daliqinin ditin ku dewlemend li ba dibin.
Mehmet Bayar
17/08/2009
konu:"Donem"
Iyi günler Selhe
halki
çok hassas bir dönemden geçiyoruz,medyayi takip
ettiğiniz gibi şuanki türkiye gündemini "kürt sorunu"
oluşturuyor.Özal döneminden sonra kürt sorunun yada bazi kişilerin
başka isimlerin verdiği „güneydoğu sorununun“ en kritik dönemi.Bence
isim o kadar önemli değil,mühim olan bir sorunun yüz yillarca var
olduğudur.çorbada bizimde tuzumuz olsun deyip son olan biteni analiz
etmek istedik.
Son yillarda bazi adimlar attildi bunlarin en başinda AKP'nin açtiği
TRT şeş geliyor.Ben şahsen bu konuda tarafsiz kalmak
istiyorum.Kimilerine göre bu kanal AKP'nin seçim yatirimi bazilarina
görede ciddi bir adim olarak algilanıyor.
Bu bir gerçekki türkiye kürt realitesini tanidi.Bazilari hariç,onlarada
birazdan değineceğim.Sizde biliyorsunuz daha bir kaç yil önce herşey
bambaşkaydi.Hükümetin son yaptiği açiklamaları göz önünde tutsak
önümüzdeki dönemde bazi gelişmelerin olacağini düşünüyorum.Mesela
Maxmur kampinin kapanmasi ve ordaki halkin köylerine dönmeleri.
Her iki tarafda anladiki bu işin savaşla çözülmeyeceğini.Sadece türk
devletinin bu savaş icin harcadiği paranin yüzde bilmem kaçini
egitim yada mesela altyapiya harcasaydi türkiye cennet olurdu.Sadece
turizm sektöründe en az yüzde on artiş görülürdü.
Bugün okuduğum bir yazi beni çok etkiledi her iki taraftan şehit
düşen annelerin bir araya gelip savaşin bitmesinin istemeleriydi.Bu
çok önemli birşey burda herkesin her kesimin rolü önemli isterse
aydin,sivil toplum örgütleri yada öğreciler olsun.Böyle bir zamanda
duyarli olmak gerekir en önemliside provokasyonlardan uzak durmak.
Bazilarida bu gelişmelerden rahatsiz olmadi değil.Bunlarin en
başinda muhalefeti oluşturan Deniz Baykal geliyor.Adam herşeye karşi
çıkıyor,nasil olsa ölen gençler onun çocuklari değil.Sadece bir defa
DTP hariç diğer partilerle hemfikirdi oda TSK'nin Kuzey Irak'a
girmesiydi.Bu iki yüzlü adam başbakan olmak için herşeyi yapti ama
bir türlü beceremedi.Kimler geldi kimler geçti.Doğu Perinçek'in
başbakan olma ihtimali
onun olmasindan daha fazla.
Bence AKP'nin bu kadar oy alma nedenlerinden biride Deniz Baykal
sahsidir.Iddia ediyorum CHP'nin başina başka birisi geçse eminimki
daha fazla oy alacak.Tutmuş DTP muhatap değildir,yahu be adam
kürtleri temsil eden daha kaç parti var Türkiyede?HAK-PAR'dan
bahsediyorsan son belediye seçimlerinde aldiği oy sayisi yirmi beş
bindir.Artik dünyada en sağlam sistem demokrasidir.Dikatörlük ve
Komünizm devri bitti.Saddam Hüseyin'nin sonunu hepimiz hatirliyoruz.(Benim
aklima şuan bir tane diktatör geliyor oda Kuzey Korenin diktatörü
piskopat Kim Jong-Ildir.)Ama onun sonuda gelecekmiş gibi görünüyor.
Bizde hayirlisi deyip olup biteni takip edelim zaman herşeyi
gösterecektir.
Günün lafi:Teorisi olmayanin çözüm gücü
beyni olmayanin gövdesi olmaz.
Mehmet Bayar
Tarih:09/08/2009 |
|
Avrupa Yazarımız:
Mehmet Bayar
konu:"Gurbet"
Iyi günler Selhe halki
Basliktandan gördüğünüz gibi bugün gurbetlik üzerine bir kaç sey
yazmak istiyorum,nede olsa hemen hemen hepimiz hayatimizda gurbetlik
çekmisiz.Ben Almanyada onikinci yilimi doldurdum,tabiki daha uzun
yillar gurbetlik çekenlerde var.Midyat burnumda tütüyor selhede
tabiki yalan mi?Dünya'da en büyük acilardan biri şüphesiz kendi
vatanindan, toprağindan uzak yasamini sürdürmek.Tabiki gelieşen
teknoloji sayesinde azda olsa bu aciyi dindirmek için bazi firsatlar
var.Mesela selhe net.Yusuf burda propagandi yapiyorum bu iyiliğimi
unutma ha.Bu imkanlari değerlerdiren bir çok insan var güzelde
birsey zaten,ne yazikki elime böyle bir firsat geçmedi daha bu
yüzden içimi selhe.nete dökmem istedim nede olsa beni selheliler
anlamazsa baska kim anlayacak.Tabiki burda yasamaninda
dezavanajalari olduğu gibi avantajlarida var,en büyük avantajlardan
biride kuşkusuz burda eğitim açisindan sunulan imkanlar ama ne
yazikki burdaki çoğu selhe genci değerlerdiremiyor benim
izlenimlerime göre ama çogunun ne yaptiğini bile bilmiyorum işte
buda dezavantajalardan biri.Zaten uzaklardayiz ama bizde elimizden
keldiği kadar gurbetliğide gurbetleştiriyoruz ne yazikki.Selheliler
bugün her here yayilmiş şimdi yaşadiklari şehirleri yada devletleri
yazsam bir saatim gidecek ama o kadarda zamanim yok ki kardesim işim
gücüm var,yani demek istediğim gurbetlikten sehe halki az nasibini
almamiş değil.Simdi nedenlerine yönelsem ya çok politik olur zaten
bu konuya şuan hiç girmek istemiyorum yada çogunuzla fikirlerimiz
uyuşmayacak.Ama bu bir gerçek ki gurbetlik zor birşey işte bunda
hemfikiriz.Peki Almanyadaki hayat nasil burayi görmeyenler belki
merak ediyordur.Burasi nasil düşünün yahu buradaki dört mevsimde kiş,yağmurdan
daha fazla birsey yok.Ama bugün hava güneşli hayret onun için böyle
bir günün tadini çikarmak lazim.Bir gün selhemizde buluşmak
dileğiyle hepinize şaglikli ve huzur dolu günler dilerim.
Gotina roje:Xwes xebere le ne bahwere
Mehmet Bayar 07/08/2009 |
|
|
|
konu:ekonomi
Merhaba Selheliler,
Bu ilk yazimi Almanyada okudugum bülüme ayirmak istedim.Iki bucuk
yildir
ekonomi yani iktisat bölümünü okuyorum.21. yüzyilda saygi,sevgi ve
birlik gibi degerleri geride birakan para konusuna deginmek
istiyorum.
Daha dogrusu bu son cikan \"ekonomik krizden\" bahsetmek istiyorum.
Bilindigi gibi son iki yilda dünya dengeleri bozuldu,ABD\'de
baslayan
kriz Avrupa Asya ve diger kitalara sicradi.Afrika\'ya birsey olmadi
diyebiliriz cünkü cogu Afrika ülkesi zaten yüz yillardir aclik ve
sefaletle ugrasiyor,onlar icin daha beteri olamaz.Simdi bu kriz niye
cikti nasil biter gibi sorulara yönelsem hem cok karisik hemde
uzun bir yazi olmus olur,daha cok ne yapmali \"parasi olan\" bunu
nasil
degerlendirmeli sorusuna cevap vermeye calisacagim.Biz hergün
yüzlerce
kararlar veriyoruz bazende bütün hayatimizi etkileyecek kararlar.Iste
cogu insan o kararlardan birini bu zamanda veriyor.Elde olan bir kac
kurusu degerlendirmek isteyen \"uyaniklar\"tam firsat pesinde,onlar
icin
bu aciklanacak yol haritasindan daha cok önemli.Peki bunlar
paralarini
nasil degerlendiryorlar.Bu son yilda en cok altin,araba ve
gayrimenkul
fiyatlari düstü,yani demek istedigim parasi yastik altinda olanlar
icin tam bir firsat.Yani ya cikar ya pixar mantigigiyla degil,daha
cok saglam ve isabetli kararlar verilebilir.Yani elde olandan
maksimumu
cikarmak bu tüm selhelier icinde gecerli tabi.2010 sonlarinda daha
cok 2011 baslarinda bu kriz yavas yavas dünyadan göc etmeye
baslayacak
ve insallah yine normal standardlara dönmüs olacagiz.Gelecek
günlerde
daha ilginc ve hayat icinden konulara deginmeye calisacagim.
Selhemizi beraber ve bir bütün olarak ilerilere götürmek dilegiyle
hepinize Almanyadan selamlar.
Günün lafi: Bext nadim bi text
Mehmet Bayar |
| |
|
|
|
|