|

Midyat yazarı :
filozofe
selhe
Ekleme tarihi
06:05:2012
SÜRDÜRÜLEBİLİR EKOLOJİK BİR GELECEK İÇİN
Biz insanlar günlük hngamenin içerisinde o
kadar kenimizi kaybetmişizki en basit birkaç dokunuşlarla bile
pekkala çevremizi ve dünyamızı daha güzel bir yer haline
getirebiliriz.fakat mevcut durum pekte umutkar değil maleysef su
kaynaklarımız hızlı bir şekilde tükenmekte ve su kullanımı üzerinde
herhangi bir bilinçlenme çalışması ne yazıkki şu ana kadar
gerçekleştirilebilimiş değil yakın çevremizde.buna kendi köyümüzde
dahil olmak üzere.ben yapılan hiçbir tartışmayı yersiz gereksiz
görmüyorum tam tersine bunu çok çok önemsiyorum.insanlar
konuşmalılar düşünmeliler,tartışmalılar biz ancak ortak kollektif
bir akılla doğruyu bulabiliriz.kollektif yaşam bize uzak bir olgu
değil herkes köy imecesini benden kat be kat daha iyi bilir.ben daha
önceki yazılarımda da kısada olsa bu konuya değinmeye çalıştım.bütün
bu yumak olmuş sorunlar yönetimsizlik ya da şöyle dersek daha iyi
olur ortaklaşmacı yönetimsizlikten kaynaklanıyor.köyümüzde bir köy
meclisi veya benzeri bir platform olsaydı bugün daha farklı bir
yerde olurduk.özelikle istanbuldaki dernek deneyimini ben çok
önemsiyorum.demek insan istese olabiliyor sıkıntılar elbette olacak
ama çözümlerde buna dahildir.mesala şu an köyün foseptik çukuru
dolmuş vaziyette oraya bir tane su arıtma makinesi kurulsaydı hem
çevre kirlenmekten kurtulur hemde ordaki tarlalar sulama imkanına
kavuşmuş olurdu.internetten biraz fiyatında baktım emin ol bunu
sadece bir aile bile alabilir.işte doğamız da bu kollektif akıl
sayesinde kurtulabilir belkide yorumcu bazı arkadaşlarımızın
değindiği yeşillik sorununa ve istihdam sorununa bir nebze çare
olabilirdi ama üstünde durmuyoruz ama ben umudumu yitirmiş değilim
arkadaşlar daha güzel projelerle geleceği kurtarabilirler herkese
saygı ve sevgiyle.................
FİLOZOF.............
Midyat yazarı :
filozofe
selhe
Ekleme tarihi
07:03:2012
HAVÎN DİMİRİN Dİ QELŞÊN FİRAZADA
Hê zûbû zû...
Ez zarokbûm destêmin di devêminde,piyêmin pêxwas
Min hêvîyê xwe veşartin di qelşên firazada.............
Ez li sînema emrê xwe niha temaşedikim
Derwêşek bê cih û bê warim,helbestvanek pênûs şikestîme
evîn kevalek wenda di tûrikêminda.
Û ez rewîme...
ez dimeşim ber bi nebûna xwe ve
ciwanîyamin mêvanbû li vî warî
Û ew jî rewîye...
Ber bi hebûna xwe diçe.
Evîn hebûn demên berê û soz hebun
Bi sond û bi peyman û ji dil û ji can
perperîka tevna xeyalan dirist,teşîya hêvîyê di destminde
Li ber çiraya bi dohn,min neqşê evînê çêkir
Bê çawa xew xelasdibe,xewn jî di qedê
Û ez şiyarbûm li dawîya ciwanîya xwe.
digotin bi erzanî evîn tên kiryarî,tên firotin
werrrin bellaş bellaşşş....
Havîn dimirin di qelşên firazada
Hêvîyêmin sewîdiman wexta ku çemê nebûnê ez dibirim...
FİLOZOF...
Yazarımızı burdanda takip edebilirsınız http://www.selhe.org/
Midyat yazarı :
filozofe
selhe
Ekleme tarihi
28:01:2012
EKOLOJİK(ÇEVRE)ÇIĞLIK,KÖYÜMÜZ VE TOPLUMUMUZ ÜZERİNE TESPİTLER
modern çağın ve toplumun en önemli
sonuçlarından bir taneside ekoloji kavramı ve sorunsalıdır.
ekoloji kelime anlamını özce çevre ya da çevre bilimi şeklinde
çevirebiliriz.
insan uygalığı 18.yy dan başlayan sanayileşme hamlesiyle beraber
insan hayatında dönüşü
mümkün olmayan değişimler ve dönüşümler gerçekleştirmiştir.
insanlık tamamen yeni bir çağa yelken açmış bulunuyordu.
feodal çağ tasfiye oluyor yerine yeni bir çağ geliyordu.
prekapitalist dönemde feodalizmin karanlık döneminde bıkmış
insanlığa nurlu ufuklar bahşediyordu.
feodal beyliklere rakip yeni bir burjuva sınıfı arkasına toplumun
desteğini de alarak peyderpey feodal sistemi tasfiye etmeyi başardı.
yeni kurduğu dinamik ekonomik sistem ve aygıtları(endüstri)vasıtasyla
büyük iktisadi atılımlar gerçekleşmyi başarmıştır.
1799 fransız ihtilali yeni bir ufuk açsa da yanılgı pek uzun
sürmyecekti ve kıta avrupasında gerçekleşecek olan halk
ayaklanmalarına zemin hazırlayacaktı.
insanlığıın düşlediği adil düzen başka bir bahara erteleniyordu.
bu tepki olarak bir çok yeni muhalif hareketler boy göstermeye
başladılar,anarşist hareket,sosyalist,sosyal demokrat,
vs hareketler bu çarpık gelişmeye reaksiyon olarak tarih sahnesine
çıktı.
ekolojik harekette bu muhalif hareketler içerisinde daha sonraki
dönemlerde ortaya çıkacaktı.
kapitalist canavar yeni yarattığı makina canavarıyla çevreyi bir
yaşanmaz bir hale getirecekti.
ve kutsal kitaplarda adı geçen kıyamet tasvirini insan kendi
hünerleriyle gerçekleştirmye çalıştılar.
bunu dikkatli bir şekilde gören birtakım kişiler ekolojik hareketi
dünya çapında örgütlemeye çalıştılar.ve bu garabette dünya çapında
dikkat çekmeye çalıştılar.
özeliklede son yıllarda çevre hareketleri dünya üzerinde önemli
destek ve güç kazandılar ve özelikle kıta avrupsında önemli
başarılar elde ettiler.
şimdi ülkemizdeki durumu kısaca izah edecek olursak ülkemizdeki
çevre harekti dünyadaki hareketle bir paralelik gösterdiğini
görüyoruz.
türkiyede özelikle son yıllarda siyasal iktidarların çevre
katliamlarını yassallaştıran plan ve uygulamaları türkiyde de önemli
bir hareketlilk kazandılar
karadeniz deki halkın direnişi takdire şayandır.bölgemizde ne
yazıkki özlü bir çevre bilincinin oluştuğunu söyleyemiyoruz.
çok büyük bilinçsizlik ve hoyratlık söz konusudur.köyümüz adeta
bunun küçük bir tasviri gibidir.
yakın zamana kadar şebeke ve kanalizasyon sorunu vardı.bu sorun
yakın bir zamanda aşıldı
(her ne kadar büyük bir katliama mal olsa da)ama hala da
bilinçsizlik diz boyu gittiğini görüyoruz.
özelikle suyun kullanımı çok bilinçsizcedir,su tassarufu nasıl
yapılır insanlarımız bu konu da çok bilinçsizdirler
ve suyun kullanımı sonsuza dek bitmiyecekmiş gibi bir algı söz
konusudur.
birkaç yılda dolması hedeflenen foseptik çukuru dolmuş vaziyette.
kimse de bunun muhasebesini olası sonuçlarını muhasebe edemiyor işin
acı tarafı mudahale edecek bir merci de yok.
bütün sorunları çözümü önceki yazımda da belirtmiştim demokratik bir
köy meclisinin kurulmasıyla mümkündür.
böyle bir meclis olsaydı bu ve bunun gibi sorunları gündemine alır
ve çözüm yolları geliştirmye çalışırdı
işte bu olmadığı için hatalar fasit bir döngüsellik gibi durmadan
sorunlar tekrarlanıyorlar.
bence bu konularda herkes kafa yorsun ve çözüm önerilerini sunmaya
çallışsın bu birden olabilecek bir durum değil farkındayım
ama lütfen yeni jenerasyon ve gençliğimiz köyün kalkınmasıyla ilgili
proje geliştirsinler
ilerde oluşabilecek demokratik köy meclisine sunmaya çalışsınlar
herkese saygı ve sevgilerimle nice güzel bir yaşama...........
|
|
Midyat yazarı :
filozofe
selhe
Ekleme tarihi
20:12:2011
ELEŞTİRİ VE DEMOKRATİK
KÜLTÜR ÜZERİNE BAZI TESPİTLER
biz asya toplumları ve özelikle ortadoğuda yaşayan halklar
olarak ne yazıkki özlü bir eleştiri kültürüne sahip değiliz.bunun
içinde hatalarımız sürekli yüzümüze gözümüze çarpıyor. bugün
ortadoğuda meydana gelen bütün çatışmaların temelinde de bumantığın
yattığını düşünüyorum.köyümüz de ortadoğunun küçük bir minyatürü
şeklinde algılayabiliriz. toplumsal ilişkilerimiz hala feodal
değerler üzerinde kurulu,öncümüz aklımız ve mantığımız değil daha
çok duygumuzdur,büyük oranda aşınsa da
ailecilik,aşiretçilik,mezhepçilik,kısaca mikro-milliyetçilik üzerine
inşaa edilmiş haldedir.ben aslında toplumsal bir olguya dikkat
çekiyorum.savlarımdan sakın köksüzleşme anlaşılmasın fakat bunları
domine ettiğiğmizde yani öncel hale getirdiğimizde
sorunsallaşıyor.bu tür yaklaşımlar ulus olarak,halk olarak başımıza
hep bela olmuş.ve başkalrı da hep açığı kullanmışlardır özümüzde
dayanışma ve barış kültürü alabildiğince köklüdür işte biz bunları
daha ön plana çıkarmalıyız.ben istanbuldaki ve midyattaki
dernekleşme girişimlerini çok önemsiyorum eğer içleri
doldurulabilirse mahalli(yerel)demokrasilerin ve etkin yönetime
katılımın önayakları olabilirler.bu oluşumlar köyde ileriki
zamanlarda oluşabilecek demokratik köy meclisinin temellerini
orataya atabilirler.katılımcı yapısı kadınları,gençleri kısaca
herkesi kapsayabilir ve kapsamalıdır da.mesela bu meclis;kadınları
bilinçli hale getirmek için kendilerini kadın hastalıklarından
korumak için köyün sağlık personelleriyle iletişime geçip çeşitli
seminerler,konferanslar düzenleyebilir,ya da özelikle su tassarufu
konusunda onları daha da bilinçlendirir,köy meclisi çeşitli
girişimlerle köyün sosyo-ekonomik olarak kalkınması için çeşitli
projeler üretebilir ve girişimlerde bulunabilir.bu sayede köyümüz
daha yaşanılabilir hale gelir ve diğer köylere örnek hale
gelecektir.bunun projesi için köy muhtarımız ve heyeti istanbuldaki
ve avrupadaki gençlerimize bir çağrı yapabilir.demokratik bir köy
madeli ve idaresi konusunda onlarla bir fikir alış-verişinde
bulunabilir.bu sayede demokratik kültür hayatımızın her alanında
olur ve insanlar kendi kendilerini yönettikleri için daha çok
üretimde bulunurlar ve doğallığında bir kalkınma meydana gelir.bu
girişim kolay mı olacak?ellbetteki hayır ama unutmayalımki insanlar
demokratik bir düzeni kurmak için az bedel ödemediler ve az çaba
göstermediler.bu oluşum sayesinde yozleşmanın,bilgisiliğin,cehaletin
ve yoksulluğun önüne geçilebilir.bence sayın köy muhtarımız ve
değerli dernek başkanlarımız ve avrupadaki kanaat önderleride buna
dahil olmalı. bir uyarı ve ricayla bu yazımı bitirmek istiyorum
girişimciler feodal komplekslerle ve yöntemlerle yola düşmesinler
gençleri ve kadınları ikinci plana atmasınlar eğer öyle olursa
sadece bir köy kahvesi modeli ortaya çıkar,ve hiç te önaçıcı olmaz
biz her zaman eleştiriye ve değişime hazır olursak bunu
başarabiliriz aksi halde sonuç hüsran olur.şimdiden herkese
başarılar diliyorum umarım derneklerimiz ve köy yönetimi bunu en
kısa zamanda gündemlerine alırlar SERKEFTİN....(YUSUF daha önceki
yazımı yayınlamamıştınız,sanırım teknik bir sorundan dolayı öyle
olmuş.normalde ben sanat ve edebiyat üzerine yazacaktım sanırım
böylesi daha iyi oldu.ben bir edebiyatçı olsamda buna kayıtsız
kalamazdım başarılar sevgili arkadaşım hoşça kal-dostça
kal..........
POETİKA
Ne zaman yazılmalı,kayıp giden günlerin gül esmerliği?
Ne zaman umut kesilmeli,artarak çoğalan hasretinden?
ve hangi kalemin gücü
ve hangi kağıdın cüreti seni taşısın zamanın tünelinden.
söyle kaybolurken belleğim.
seni hangi şiir bestesinde,hangi müzik ezgisinde bulmalıyım?
ve hangi romanda okumalıyım gizemini?
ve sana kaldı poetika.
bir ömrün,bir hayalin,bir aşkın resmini çizmek.
Elimde zarif kadehim,içinde kırmızı içeceğim.
hayır yanlış anlama!biliyorsun tövbeliyim şaraba.
belkide eski bir kralın kafatası zerreciklerinden yapılmış kadehim
berbat etmeliyim bu melankoliyi,
berbat bir şiir bırakmalıyım sana
ve duyarsın o vakit bu berbat çırpınışı.
kadehim kırmızı içecekle dolu.duygularımı ve düşlerimi katmışım.
ışık hızıyla dalmışken zamanın tüneline
göz-kanımla değişik bir kokteyl olmuş.
istersen içebilirsinde,hadi korkma kaldıralım bardağı.
hadi şerefe...
tam olarak nerde kalmalıydı poetika?
ve gösterirmisin çektiğin hüznün resmini?
hayır poetika hayır.
gene karşıma kocaman bir mutluluk resmini çıkardın.
eyvahlar olsun,yoksa sen \"NAZIMA MI\"kandın?
inan poetika \"ABDİN\" ÇOK kızar.
alıp seni kaçmalıyım buralardan.
sokul yüreğime,ve uslu dur.
hışşşş!NAZIM ve ABİDİN seni kıskançlıktan vurabilir.
Tarih : 02:12:2009
Konu:
FELSEFENİN KISA TARİHSEL GELİŞİMİ
FELSEFENİN KISA TARİHSEL GELİŞİMİ.
Tarihi olgular bize,uygarlık serüvenin mezopotomya da başlanıp
başarıldıktan sonra,düşünsel yapının üretilen artı değer üzerinde
eski sümer rahiplerin.mitoloji ve türevi dinsel hikayeler üzerinde
edindkleri ve üretikleri ilk düşünsel metinler ilkel anlamda
felsefeye öncülük etmiş,ona esin kaynağı olmuştur.ama
mezopotomyadaki sümer ve ardılları gelen rahipler insanlara çok
doğmatik,ağır düşünceleri kutsallık zırhıyla dinselleştirmelleri.her
ne kadar esin kaynağı olmuşsada felsefeye,özgürlük boyutundan yoksun
olduğu için felsefenin bu topraklarda ortaya çıkıp budaklanması
engellenmiştir.daha sonraki dönemlerde parçalı ve biraz daha ketı
merkezyetçi sistemden uzak olan hellenler arasında tarihsel
çıkış,değer ve gelişimini bulacaktır.ve antik çağın şahsında
insanlığın yüzakı olacak ilk fizoflar ortaya çıkacaktır.sokrates,aristoteles,platon,demokritos,heraklitos
vb.aydınlar insalık tarihi müzesine çok şeyler katacaktır.ortaçağ
daki esrime ve birazcık inzivdan sonra yeni doğacak olan rönesans
dönemindeki gelişmelere ilhem kaynağı olacaktır.
Yazar: Filozofe Selhe
Tarih :31:08:2009 |